Türkiye uzun süredir siyasetin dar koridorlara sıkıştığı, toplumsal çözüm üretme kapasitesinin yetersiz kaldığı bir dönemden geçiyor. Karar alma süreçlerinde halkın sesi çoğu zaman yeterince duyulmuyor; enerji ve irade, sadece seçim günlerinde hatırlanan bir unsur haline geldi. Dün Ankara’da gerçekleşen “Öze Dönüşe Davet” toplantısı, bu tablonun değişebileceğine dair güçlü bir umut ışığı yaktı. Anadolu’dan yükselen bu çağrı, halkın ve sivil toplumun artık sadece izleyici değil, aktif bir çözüm ortağı olabileceğini gösteriyor.
Öze Dönüş Platformu, Türkiye’nin dört bir yanından Atatürkçü ve vatansever sivil toplum kuruluşlarını Ankara Kuşcağız Aile Yaşam Merkezi’nde bir araya getirdi. Platformun davet çağrısını yapan kuruluşlar arasında;
- Türkmen Dostluk Hareketi Derneği,
- İstiklal Hareketi Derneği,
- Orta Anadolu Yardımlaşma, Dayanışma ve Kalkınma Derneği,
- İzmir Düşünce Derneği
yer aldı. Yaklaşık 100 derneğin katılımıyla gerçekleşen bu buluşma, aylar süren hazırlıkların bir sonucu olarak Anadolu’dan yükselen dayanışma ve ortak akıl çağrısının somut bir göstergesidir. Bu hareket, siyasetin tek başına çözüm üretemediği bir dönemde toplumun kendi gücünü hatırladığını ve birlikte neler başarabileceğini ortaya koydu.
Orta Anadolu Yardımlaşma, Dayanışma ve Kalkınma Derneği başkanı Ahmet Ünsal, açış konuşmasında davetin amacını açıkladı. Yaklaşık 250 sivil toplum kuruluşunu yapılacak toplantıya davet ettiğini belirten Ünsal, artık her şeyin kapalı kapılar ardında değil, açıklıkla tartışılması ve konuşulması gerektiğini vurguladı. Ünsal, birlik ve dayanışmanın, Anadolu’nun ekonomik, kültürel ve sosyal kalkınmasında kritik rol oynayacağını ifade etti.
Divan başkanlığını üstlenen emekli kurmay albay Aziz Ergen, konuşmasında toplumun ve devletin kuruluş felsefesinin; bağımsızlık, milli birlik, laik cumhuriyet değerleri yalnızca geçmişin değil, bugünün ve yarının da rehberi olması gerektiğini vurguladı. Ergen’in mesajı açıktı: Cumhuriyet’in değerleri, salt tarihsel miras değil; bilimden eğitime, kültürden sosyal yaşama kadar her alanda bir ideal haline gelmeli. Onun bu sözleri, bu platformun sadece bir tartışma alanı değil, aynı zamanda Türkiye’nin geleceğine dair bir umut ve yol haritası olduğunu gösterdi.
Bu temeller üzerine kurulan Öze Dönüş Platformu, sadece dernekler buluşması değil; Türkiye’de uzun süredir eksikliği hissedilen katılımcı demokrasiye güçlü bir çağrı niteliği taşıyor. Platform, halkın ve sivil toplumun aktif katkısıyla toplumsal sorunlara çözüm üreten, fikir ve projeler geliştiren bir mekanizma olmayı hedefliyor. Platformun amacı ise net ve iddialı: Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet’in değerlerini, eğitimden bilime, kültürden siyasete kadar hayatın her alanında bir rehber ve hedef haline getirmek.
Ben de temsil ettiğim Umut Gençlikte Derneği olarak toplantıda hazır bulundum. Dernek olarak yürüttüğümüz Köyde Kütüphane ve Gönüllü Öğretmen projeleriyle; ayrıca Anadolu Kalkınma Kooperatifi aracılığıyla kadın ve genç girişimlerini teşvik eden çalışmalarımızı anlattım. Ülkemizin ilerlemesi ve toplumsal dayanışmanın güçlenmesi için bu platforma katkı sunmaya hazır olduğumuzu vurguladım. Ayrıca katılımcı demokrasinin, halkın üretkenliği ve omuz omuza dayanışmasıyla mümkün olacağına inandığımızı belirttim.
Bu platform, Türkiye’nin geleceği için bir umut ışığıdır. Artık sadece eleştirmek yetmez; birlikte üretmek, birlikte kalkınmak ve birlikte yükselmek gerekiyor. Öze Dönüş Platformu, Anadolu’dan yükselen bu ışığın simgesi olarak yoluna devam edecek ve sivil toplumun ve gençlerin enerjisini ülkenin kalkınması için birleştirecektir.
Yorumlar
Kalan Karakter: