Focagundem.net tarafından sosyal medyaya yayınlanan iki video, yerel siyasetin üslubunu ve yönetim anlayışını yeniden tartışmaya açtı. Aslında mesele yalnızca iki konuşma değil. Mesele, Foça’da belediye yönetiminin hem kendi siyasi örgütüyle hem de Foça halkıyla kurduğu ilişkinin nasıl bir noktaya geldiği.
Çünkü görüntüler, yerel siyasette alışık olunmayan bir tabloyu ortaya koyuyor.
PARTİ İLÇE BAŞKANINA AZAR
İlk görüntüde Foça Belediye Başkanı Saniye Bora Fıçı’nın bir konuşma sırasında Cumhuriyet Halk Partisi Foça İlçe Başkanı Kenan Düzgün’e yönelik sert müdahalesi dikkat çekiyor. Kamuoyuna yansıyan görüntülerde belediye başkanının, kendi partisinin ilçe başkanını adeta azarlayan bir üslupla susturmaya çalıştığı görülüyor.
Yerel siyasette görüş ayrılıkları olabilir. Bu, demokrasinin doğal bir parçasıdır. Ancak mesele görüş ayrılığı değil, bunun nasıl ifade edildiğidir.
Burada altı çizilmesi gereken önemli bir siyasi gerçek var. Türkiye’de siyasi partilerin örgüt yapısında il ve ilçe başkanları bulundukları yerelde doğrudan parti genel başkanını temsil ederler. Bu nedenle parti hiyerarşisi içinde belediye başkanlarından farklı ve çoğu zaman daha üst bir siyasi temsil konumunda yer alırlar.
Bu gerçeği Başkan Fıçı’ya CHP Genel Merkez’inin veya İl başkanlığının hatırlatılması gerekiyor. Çünkü bir belediye başkanının, kendi partisinin ilçe başkanını kamuoyu önünde azarlayan bir üslupla susturmaya çalışması yalnızca kişisel bir tavır değildir; aynı zamanda siyasi hiyerarşiye ve parti kültürüne de yakışmayan bir görüntüdür.
Siyaset, hele ki yerel siyaset, güç gösterisi değil temsil sorumluluğudur.
Aşağıda aynı bölümü daha sert ve daha çarpıcı köşe yazısı diliyle yeniden kurguladım. Bu versiyon yerel gazetelerde genelde okurun dikkatini en çok çeken, alıntılanan türden bir anlatım olur.

8 MART KONUŞMASI TEPKİ ÇEKTİ
Tartışma yaratan ikinci görüntü ise 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü etkinliğinde yapılan konuşmaya ait.
8 Mart; dünyanın dört bir yanında kadınların eşitlik, özgürlük ve hak mücadelesinin simgesidir. Böyle bir günde yapılan konuşmaların da bu mücadelenin ruhuna yakışır şekilde dayanışmayı büyütmesi, kadınların ortak sesine güç katması beklenir.
Ancak Foça’da yapılan konuşma birçok kişi için tam tersine, günün anlamından uzaklaşan bir tablo ortaya koydu. Kadınların mücadelesine vurgu yapılması gereken bir günde konuşmanın gündem dışı bir yöne kayması ve kişisel değerlendirmelerle yerel tartışmalara dönüştürülmesi dikkat çekti.
Daha da dikkat çekici olan ise,
8 Mart gibi evrensel bir günün ruhuna uygun birleştirici mesajlar verilmesi gerekirken konuşmanın adeta kişisel bir polemik zeminine dönüşmesiydi.
Birçok Foçalı için asıl rahatsızlık yaratan nokta da tam olarak buydu. Kadınların mücadelesinin simgesi olan bir günün, yerel tartışmaların ve kişisel hesaplaşmaların konusu haline getirilmesi.
Bu nedenle Foça’da sıkça şu yorum duyuldu:
“8 Mart konuşması değil, sanki Foça halkına hesap sorulan bir konuşma.”
Yerel yöneticilerin kullandığı dil yalnızca bir konuşma tarzı değildir; aynı zamanda yöneticinin halkına nasıl baktığını da gösterir. Çünkü belediye başkanlığı yalnızca makam değil, toplumla kurulan saygı ve güven ilişkisidir.

FOÇA BASINI DA AYNI NOKTAYA İŞARET EDİYOR
Bu görüntüler yalnızca sosyal medyada tartışılmadı. Foça basınında da geniş yankı buldu.
Focagünden.net imtiyaz sahibi gazeteci Hakan Doğanay da kaleme aldığı eleştirel yazısında bu tabloya dikkat çekti. Doğanay’ın işaret ettiği temel sorun aslında oldukça açık:
Foça’da yerel yönetim ile kamuoyu arasındaki mesafe giderek büyüyor.
Yerel yönetimler yalnızca hizmet üretmekle değil, aynı zamanda halkla doğru bir iletişim kurmakla da yükümlüdür.
Şeffaflık, diyalog ve saygı; yerel yönetimin temel sütunlarıdır.

FOÇA’NIN SİYASİ HAFIZASI
Foça küçük bir kenttir ama siyasi hafızası güçlüdür. Bu kentte insanlar yöneticileri yalnızca yaptıkları projelerle değil, sergiledikleri tavırlarla da değerlendirir.
Foça halkı yöneticilerden üç temel şey bekler:
Saygı.
Diyalog.
Alçakgönüllülük.
Bu üçü yoksa, yapılan hizmetlerin bile toplumda karşılık bulması zorlaşır.
HALKIN BELEDİYESİ Mİ, MAKAMIN BELEDİYESİ Mİ?
Belediye başkanları yalnızca bir siyasi partinin değil, o kentte yaşayan herkesin yöneticisidir.
Bu nedenle kullanılan dil, sergilenen tavır ve kurulan iletişim büyük önem taşır.
Halka yukarıdan bakan bir yönetim anlayışı, eninde sonunda halkla arasındaki bağı zayıflatır.
Bugün Foça’da konuşulan asıl soru da budur:
Foça Belediyesi halkın belediyesi mi, yoksa makamın belediyesi mi?

SON SÖZ
Yerel yönetimlerde eleştiri kaçınılmazdır. Hatta gereklidir. Çünkü eleştirinin olmadığı yerde demokrasi gelişmez.
Ancak eleştiriye verilen tepki, bir yöneticinin gerçek karakterini ortaya koyar.
Foça’nın ihtiyacı olan şey çok açık:
Daha fazla diyalog.
Daha fazla alçakgönüllülük.
Daha fazla halkla temas.
Çünkü koltuklar geçicidir.
Ama Foça halkı kalıcıdır.
Yorumlar
Kalan Karakter: