Bir köşede ilk kez böyle bir yarışmaya katılmanın çekingenliğiyle birbirine yaklaşmaya çalışanlar; diğer tarafta enerjisini bastıramayan, ne yapacağını bilemeyen ama bir o kadar da hevesli gençler…
Kuliste atmosfer her zamanki gibi karmaşıktı. Fakat o ortamın tam ortasında, her şeyi bambaşka bir renge boyayan bir enerji vardı.
O isim, daha sonra “Model of Catwalk” seçildiğine tanıklık edeceğim Nihal Chahloul’dan başkası değildi.
Nihal’in Kulisteki Doğal Enerjisi
Tam karşımda, kolunda 13 numarasıyla, sade ama şık kombininden yayılan özgüvenle yürüyordu. Kahverengi uzun kollu bluzu, siyah pantolonu ve omzundaki minik detaylı çantası ne kadar şık bir zevke sahip olduğunu gösterirken, başındaki beyaz aksesuar ve en çok da o hacimli kıvırcık saçları, salona giren herkesin gözünü doğal olarak ona çeviriyordu.
Fotoğrafta da görüldüğü gibi, gülüşü ve sıcak ifadesiyle henüz podyuma çıkmadan bile atmosferi yumuşatıyor, etrafına pozitif bir enerji yayıyordu.
Onu ilk kez o an fark ettim; enerjisiyle kulisi renklendiren bu genç kadının yarışma boyunca bir adım önde olacağı aslında daha baştan belliydi.
Podyumun Masalsı Dönüşümü
Beyaz, işlemeli, ışıltılarla bezeli o muhteşem elbisesi içinde salona girdiği an herkesin bakışları ister istemez ona çevrildi.
Fotoğrafta da görüldüğü gibi elindeki gelin çiçeğini zarafetle taşıyor, başındaki beyaz aksesuar aynı masalsı bütünlüğü koruyordu.
Yürüyüşü sakindi ama güçlüydü; adımlarının ritmi, sahnenin ışığını yönlendiriyor gibiydi.
İzlerken onun podyumu sadece yürümek için değil, adeta yaşamak için kullandığını hissediyordum.
En Saf Hâliyle Özgüven ve Zarafet
,
Kahverengi işlemeli korsesi ve dökümlü eteğiyle sahneye çıktığı o an, fotoğraftaki pozundan da anlaşıldığı gibi, kendine güvenen bir modelden öte; içten, sevimli ve samimi bir genç kadının zarafetle buluşmuş hali vardı karşımda. Ellerini beline koyuşu, başını hafif yana eğişi ve o tatlı gülüşü…
Bunların hepsi onu izleyenlere “Buradayım ve bu sahneye ruh katmak için geldim” diyordu.
Bu üç fotoğrafın her biri, onun sadece yarışmaya katılan bir genç model olmadığını, aynı zamanda enerjisiyle, sıcaklığıyla ve doğallığıyla bulunduğu her yeri güzelleştiren bir ruh taşıdığını gösteriyor.
Nihal Chahloul, Cezayir’den getirdiği o sıcaklıkla İstanbul sahnesini harmanladı ve ortaya tamamen kendine ait bir ışık koydu.
Ben o gün orada şunu bir kez daha gördüm:
Bazı insanlar yarışmalara iz bırakır, bazıları yarışmaları hatırlanır kılar…
Ama çok azı, bulundukları sahneye ışık olur.
Nihal Chahloul tam olarak o ışıklardan biri.
Yorumlar
Kalan Karakter: