Atılan sloganlar, yükselen öfke ve kararlılık rastlantı değildir. Bu yürüyüş, Foça halkının uzun süredir biriktirdiği memnuniyetsizliğin kamusal alana taşmış halidir.
Bir Slogan, Bir Yönetim Eleştirisi
“Saniye saniye köpekleri toplayacağına çöpleri topla” sloganı, basit bir tepki cümlesi değildir.
Bu söz, Foça Belediyesi’nin önceliklerine, kent yönetiminde yapılan tercihlere ve uygulanan politikalara yöneltilmiş açık bir eleştiridir. Hayvan hakları üzerinden yükselen bu ses, aynı zamanda temizlikten kent estetiğine, kamusal hizmetlerden sosyal belediyeciliğe kadar uzanan bir yönetim sorgulamasını içinde barındırmaktadır.
Foça halkı bu sloganla şunu söylemiştir: Sorun tekil değil, sistemseldir.
Başkanın Sessizliği, Siyasetin Konuşan Dili
Protestonun en belirleyici anı, Belediye Başkanı Saniye Bora Fıçı’nın vatandaşların karşısına çıkmaması olmuştur.
Bu durum, tepkilerin dozunu artıran temel unsurdur. Çünkü seçilmiş bir belediye başkanının, doğrudan kendisine yönelen eleştiriler karşısında görünmemeyi tercih etmesi, teknik bir eksiklik değil; siyasi bir tercihtir.
Yerel yönetim, halktan gelen itirazı duymuyorsa; muhatap almıyorsa; hesap vermekten kaçınıyorsa, burada bir yönetim sorunu değil, bir temsil krizi vardır. Foça’da yaşanan tam olarak budur.
Barınak Tartışması Bir Sembol Haline Geldi
Hayvanseverlerin dile getirdiği barınak koşulları, ruhsatsız olduğu iddiaları, ziyarete kapalı yapı ve sahiplendirme politikalarının yetersizliği, başlı başına ciddi sorunlardır. Ancak Foça’da bu başlıklar artık teknik bir tartışmanın ötesine geçmiştir.
Ziyarete kapalı bir barınak, kapalı kapılar ardında yönetilen bir belediyeciliğin simgesine dönüşmüştür.
Denetimsiz alanlar, muhatapsız şikâyetler ve cevaplanmayan sorular,
Foça Belediyesi’nin şeffaflık iddiasını zedelemektedir.
Barınakta görev yapan personelin tutumuna yönelik eleştiriler de bu zincirin bir parçasıdır.
“İletiriz” Siyaseti Tükenmiştir
Belediye Meclis Üyesi Osman Yurtseven’in vatandaşlarla görüşmesi önemlidir.
Ancak Foça’da yükselen itirazın muhatabı meclis üyeleri değildir.
Halk, taleplerin “ilgili birimlere iletilmesini” değil;
yetkıiyi elinde tutan siyasi iradenin doğrudan sorumluluk almasın istemektedir.
Bugün hayvan hakları üzerinden yükselen bu ses, yarın çevre, imar, kent temizliği, sosyal hizmetler ve yaşam kalitesi başlıklarında daha güçlü biçimde duyulacaktır.
Bu nedenle yaşananlar geçici bir kriz değil; yerel siyasete verilmiş ciddi bir uyarıdır.
Bu Uyarı Doğrudan CHP Genel Merkezi’nedir
Bu noktadan sonra mesele yalnızca Foça Belediye Başkanı Saniye Bora Fıçı’nın tutumuyla sınırlı değildir.
Foça’da yaşananlar, CHP Genel Merkezi’nin yerel yönetim anlayışı ve denetim sorumluluğunu doğrudan ilgilendirmektedir. Halktan kopan, eleştiriye kapalı, hesap vermeyen bir belediyecilik pratiği Foça’da normalleşiyorsa, bunun siyasi sorumluluğu yalnızca yerelde değil, genel merkezde de yazılacaktır.
CHP, yerel yönetimlerde savunduğu demokrasi, katılımcılık ve şeffaflık iddiasını Foça’da hayata geçiremiyorsa, bunu kamuoyuna açıklamak zorundadır. Aksi halde Foça’da biriken bu tepki, yalnızca bir belediye başkanının değil,
partinin yönetim anlayışının sorgulanmasına dönüşecektir.
Foça halkı bugün açık ve net bir mesaj vermiştir:
CHP Genel Merkezi ya Foça’daki bu tabloyla yüzleşecek ya da ortaya çıkacak siyasi faturayı sahiplenmek zorunda kalacaktır.
Bu bir temenni değil, kayda geçmiş bir siyasi uyarıdır.
Yorumlar
Kalan Karakter: