Kadın, Gençlik ve Çocuk Meclisleri; kültür, sanat, eğitim ve spor çalışma grupları…
Tüm bu bileşenler, bir kenti yalnızca yönetilen değil, birlikte üreten bir topluluğa dönüştürür.
Ancak bunun ön koşulu açıktır: Özerklik ve ifade özgürlüğü.
Eleştiri Düşmanlık Değildir
Kent konseyleri siyaset üstü yapılardır. Belediyelerin arka bahçesi değil, halkın ortak kürsüsüdür.
Eleştiri ise bu kürsünün en sağlıklı işlemesini sağlayan denetim mekanizmasıdır.
Ne var ki Foça’da yaşananlar, eleştiriye tahammülsüzlüğün yerel demokrasiyi nasıl felç edebileceğini göstermiştir.
Eleştirel bir paylaşım yapan Kent Konseyi Genel Sekreteri hedef alınmış, yürütme kurulu üyeleri tek tek aranmış ve “eleştireni görevden alın” talimatları verilmiştir. Bu baskı ortamında birçok yönetici onurunu korumak adına istifa etmek zorunda kalmıştır.
Ben de o isimlerden biriyim.
Mikrofonu Kapatılan Meclis, Susturulan Kent
Sorun yalnızca kent konseyiyle sınırlı kalmamıştır. Belediye meclisinde başkanın kararını eleştiren bir meclis üyesinin mikrofonunun kapatılması, tahammülsüzlüğün kurumsal boyuta ulaştığını göstermektedir.
Talimatlar, görevden almalar ve zincirleme istifalar…
Sonuç: Kent Konseyi işlevsiz bırakılmış, Foça’nın ortak aklı susturulmuştur.
Bu durum kişisel değil, kamusaldır.
Kaybeden birkaç isim değil, Foça halkıdır.
“Ben” Anlayışı Yerel Demokrasiyi Çökertir
Yerel yönetimlerde temel ilke “ben” değil “biz”dir.
Toplumsal fayda, kişisel hırsların ve alkış beklentisinin üzerinde tutulmalıdır.
Eleştiriye kapalı, sürekli onay bekleyen, farklı sesleri tasfiye eden yönetim anlayışı demokratik değil; otoriter ve narsistik bir yönetim biçimidir. Ve bunun bedelini kent öder.
Halk hizmet bekler.
Şov değil.
Foça İçin Bir Uyarı
Foça Kent Konseyi’nden istifaya zorlanmış bir gazeteci ve yurttaş olarak açıkça ifade ediyorum:
• Kent konseyleri susturulursa katılım biter.
• Eleştiri bastırılırsa gelişim durur.
• Ortak akıl yok edilirse kent kaybeder.
Foça’nın ihtiyacı alkış değil, katılımdır.
Tek ses değil, çoğulculuktur.
“Ben” değil, “biz” demektir.
Bu yalnız Foça’nın meselesi değildir.
Bu, yerel demokrasinin geleceği meselesidir.
Yorumlar
Kalan Karakter: