Ankara Kadın Platformu adına Sevinç Koçak’ın okuduğu basın açıklamasında, kadın cinayetlerinin önlenebilir olduğuna ancak 6284’ün etkin uygulanmaması ve cezasızlık politikalarının failleri güçlendirdiğine dikkat çekildi.
https://x.com/AnkaraKadin/status/2017639507714019511

Basın açıklamasının tam metni:
6284 UYGULANMADIĞI İÇİN BİR KADIN DAHA KATLEDİLDİ!
Her gün erkek şiddetiyle katledilen bir kadın haberiyle uyanıyoruz. Bir kişi daha eksilmemek için her gün, kadınları koruma yükümlülüğü olan devlet kurumlarına, 6284’ü uygulamadıkları için isyan ediyoruz. Yaşadığımız coğrafyada erkek şiddeti bireysel bir suç türü değil, gücünü siyasal iktidardan alarak giderek olağanlaşan sistematik bir nitelik taşıyor.
Bugün, Ankara'da eski damadı olan erkek tarafından katledilen Ülker Koçak için sokaktayız. Fail Erkan Baltacı, boşanmayı ve reddedilmeyi kabullenemeyerek sistematik olarak tehdit ettiği eski eşini 27 Ocak’ta ağır yaraladı, kızını korumaya çalışan Ülker Koçak’ı katlettikten sonra intihar etti. Bu, önlenemez bir cinayet değil; failin sistematik tehditlerine rağmen etkili koruma mekanizmaları işletilmediği, devletin tüm kurumlarıyla görmezden geldiği, koruma ve önleme yükümlülüğünü yerine getirmediği bir sürecin sonucudur.
Biz bu cinayetin yabancısı değiliz. Çünkü bu ülkede kadınlar, şiddeti defalarca bildirmelerine rağmen yalnız bırakılıyor. Koruma talep eden kadınlar korunmuyor, başvurular ciddiye alınmıyor, tehditler “aile meselesi” denilerek geçiştiriliyor. Bu cinayet, devletin bir kadını nasıl yalnız, çaresiz ve korumasız bıraktığının açık bir kanıtıdır.
Erkekler tarafından öldürülen kadınların büyük bir kısmının koruma kararı olduğunu biliyoruz. Ve yine biliyoruz ki, yalnızca kâğıt üstünde göstermelik bir belge olan koruma kararları kadınları hiçbir şekilde korumuyor. Takip yapmayan, koruyucu ve denetleyici önlemler almayan, olası riskleri hesaba katmayan koruma kararları hiçbir işe yaramıyor.
6284 sayılı Kanun bir lütuf değil, kadınların uzun mücadeleler sonucunda kazandığı, devlet açısından bağlayıcı bir hukuki yükümlülüktür. İstanbul Sözleşmesi’nden bir gecede çekilen siyasal iktidar, 6284’ü de etkisiz hale getirmeye çalışıyor.
2026 yılının ilk ayı bitmeden erkek şiddeti sonucunda 23 kadının yaşam hakkı ellerinden alındı. Onlarca kadının ölümü ise “şüpheli” denilerek karanlıkta bırakıldı.
Siyasal iktidar aileyi kutsayan politikalarıyla boşanmayı zorlaştırırken, kadınları şiddete maruz bırakıldıkları evlere hapsetmek isterken, her gün kadınlar erkekler tarafından öldürülmeye, şiddete maruz bırakılmaya devam ediyor. Kadınların yaşam hakkı değil, “aile” kutsanıyor.
Israrla söylüyoruz: Kadın cinayetleri politiktir.
Çünkü fail yalnızca tetiği çeken erkekler değildir. İyi hâl indirimleriyle erkek şiddetini ödüllendiren, etkin soruşturma ve yargılamayı sistematik biçimde engelleyen, faili değil kadınları sorgulayan, politikalarıyla erkeklerin sırtını sıvazlayan siyasal iktidar, tetiği çeken tüm erkeklerin suç ortağıdır.
6284’ün etkin bir biçimde uygulanmadığı, siyasal iktidarın söylemleri ve eylemleriyle kadınların her gün değersizleştirildiği, kadınları savaş ganimeti gören cihatçıların desteklendiği bir coğrafyada kadın cinayetleri kader değil, fıtrat değil devletin bilinçli politik tercihidir.
Bir Kez Daha Beyan Ediyoruz:
Biz kadınlar, yaşam hakkımızı pazarlık konusu yaptırmıyoruz. Haklarımızdan da hayatlarımızdan da birbirimizden de vazgeçmedik, vazgeçmiyoruz. Erkek şiddetini olağanlaştıran bu düzene itaat etmiyoruz. Sokakları, meydanları ve yaşamın tüm alanlarını direniş ve mücadele alanları olarak kurmaya devam ediyoruz.
Erkek şiddetiyle katledilen, şüpheli ölüm diyerek üzeri örtülmek istenen her bir kadın için sokakları, meydanları doldurmaya devam edeceğiz.
Ve Yeniden Haykırıyoruz:
Erkek adalet değil gerçek adalet istiyoruz!
Erkek ve devlet şiddeti karşısına susmuyoruz, korkmuyoruz ve itaat etmiyoruz.
Ankara Kadın Platformu

Yorumlar
Kalan Karakter: