Yerelin Sesi

Tüm Dünyayı Etkisi Altına Alan
COVID-19 Salgınında SON DAKİKA Gelişmeleri

Yürüyüş rotaları ve Kozak yaylası

Yürüyüş rotaları ve Kozak yaylası
Mehmet Gülümser
Mehmet Gülümser( mehmetgulumser@yerelinsesi.com )
937 views
10 Kasım 2020 - 15:36

Yazar: Mehmet GÜLÜMSER

Yürüyüş rotaları ve Kozak yaylası

Yıllarca o kentten bu kente turistlerimle dolaşıp durdum. Artık kendimi huzura çektim. Hem turizmdeki gerileme hem de pandemi dönemi bu kararı almamı etkiledi. Şimdi zevkime göre kendim için geziyor zaman zaman da istek üzerine çevre antik kentlere turlar yapıyorum. Artık daha fazla çevremle ilgileneceğim. Hayal ettiklerimi gerçekleştirmek için çaba göstereceğim.

İşte hayal ettiklerimden biri de Bergama Kozak yaylasında yürüyüş rotaları düzenlemek. Tabii bunu İzmir Büyükşehir Belediyesi’yle yapmak gerekiyor. Bir önceki yönetim, yıllar önce çok iyi bir çalışma yapmış ve Şirince, Karaburun, Urla ilçelerini içine alan Mimas Yolu yürüyüş rotaları çıkarmıştı. Bence çok değerli bir çalışma; ancak bu eserin içinde Bergama, Dikili, Kınık yöresi yok. Oysaki bu yöredeki Kozak yaylası Bergama ve Ayvalık arasında uzanan ormanlık yöremiz. Orada milyonlarca fıstık çam ağaçlarımız var. Ülkemizin fıstık üretiminin yüzde sekseni buradan karşılanıyor. Ve bu doğa harikası yöre, bizlere çok özel rotalar sunuyor. Bu rotaların belirlenip tescillenmesi ve işaretlenmesiyle değer bulacaktır. Bunu da doğa yürüşü dernekleriyle birlikte ortak bir çalışma yapmayı unutmamak lazım.

Bu olayı tetiklemek için geçen hafta kendimi Kozak yaylasındaki Kapukaya köyüne attım.
Kapukaya köyü Bergama’ya 8 km. uzaklıkta, şimdi Bergama’nın mahalleleri arasında. Köy tepe yamacına kurulmuş. Gençler çalışmak için şehire göçmüş. Köyde sadece yaşlılar kalmış. Ancak bir aile köyüne yurt dışında biriktirdiği parayla küçük ama güzel bir otel inşa etmiş. Bergama Akropol’ünü gören geniş bir terası var.Otelin odaları çok hoş döşenmiş, temizlik ve hijyen ön planda. Mutfağında iyi bir aşcısı var. Bu özellikleri görünce, bende Rota üssü olarak burayı seçtim.

Oradan başlayan birkaç yürüyüş rotaları ortaya çıkardım. En büyük yardımcım da Otel müdürü Emre oldu.
İlk gün köyün arka tarafından çıkarak orman içinde 2.5 saat süren gezi rotasını tespit ettim. Çok güzel fotoğraflarla otele döndüm. Akşam da kendimi güzel bir yemekle ödüllendirdim.

Ertesi gün kahvaltı yapmadan yürüyüşe başladım. Boş mideyle daha iyi yürürüm dedim, doğru da yapmışım. Rotamız Geyikli dağına çıkış, Tahtacılar köyünden geri dönüş. Zorluk derecesi çok yüksek bir rota. En az 5 saat süren bir yürüyüş. Epey ter attığımı söylemeliyim. Önce köyden aşağıya doğru patika yollardan bir saat boyunca iniş. Sonra siz deyin 4, ben diyeyim 5 tepe yukarı Geyikli dağına tırmanış. Git allah git. Azimliyim, hedefe ulaşmam, başarmam gerekiyor, geri vites yok hep ileri. Hava çok güzel ama fanila ter içinde. Çanta da suyumuz var. Oksijen bol, nefes darlığı çekmiyoruz. Sonunda Bergama’nın su ihtiyacını karşılayan Geyikli tepenin zirvesine varış. Dağın tepesinde bir kaç yaylacı aileyle karşılaştık.

Eskiden 50 ailenin yaz aylarında göçtüğü bu yaylaya artık kimse gelmez olmuş. Bu sene sadece yedi aile kuzularıyla hayvanlarıyla konaklıyorlar. Ziya usta ve eşi bizi evlerine davet ettiler. Ekmek, domates, peynir, çay sundular. Yurdum insanının gönül zenginliği. Bu sene az da olsa peynir yapıp satmış. Şükür ederek yaşıyorlar. Bu dostluğu unutmam mümkün değil. Çayımızı sohbetle birlikte yudumladık. Kendilerini de ben Bergama’ya davet ettim.

Sohbet bitimi onlara Allahaısmarladık deyip tekrar yola koyulduk. Bu kez Geyikli dağından aşağı doğru yürüyüş. Düzgün toprak yol, rahat yol alıyoruz.

Yılkı atlarımı dediniz?
Hep duyup da göremediğim yılkı atlarına yolda rastlamak çok hoştu. O atları görmek için pek çok kez yaylaya gitmiştim ama kısmet bu güne imiş. Onları görünce mutluluğum daha da arttı. Özgürce ormanda yaşıyorlar. Biraz çekingendiler. Ama gene de bir kaç poz verdiler. Gezimin en güzel anlarından biriydi. Bu kez köye geri dönüş daha kolay olup 2,5 saat sürdü. Köye dönüşte duşumuzu alıp çay içimiyle yorgunluğumuzu attık. Bu günkü parkurumuz zor olsada başarmıştım.
İleriki günlerde başka rotalar da ortaya koyacağız.
Burada bu rotaların düzenlemesinde izlenecek esas, köyden köye ulaşmak ya da aynı köye geri dönmek olmalı. Düzenlemelerin bu yönde olmasını rica edeceğim.
Bu rotaların ortaya çıkmasıyla arzuladığımız şey, yörede doğa turizmini canlandırmak. Köylümüzün ürettiği her türlü ürünü yerinde satması ve genç nesilin köyde kalmasını sağlamak olacaktır.
Şehirli evlatlarımızın da doğayla, köyle,tabiatla buluşmasına yardımcı olmak.
Bakalım bu girişimlerimiz ne netice verecek; ama geçen hafta bizi izleyenlerden aldığım telefonlar doğru yolda olduğumuzu gösteriyor.
Samoslu Epikuros demişki; Nefes aldığın müddetçe ölüm yoktur.
Ben de derim ki ;
Çaba varsa ümit te vardır.

POPÜLER FOTO GALERİLER
POPÜLER VIDEO GALERİLER

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.