Yerelin Sesi

YENİ YILDA İNSANLIĞIN UMUDU İÇİNİZDE

YENİ YILDA İNSANLIĞIN UMUDU İÇİNİZDE
Nuran Ergün
Nuran Ergün( nuranergunn@hotmail.com )
1.287 views
28 Aralık 2019 - 11:49

Sevgili Okurlarım;

Yılbaşı kutlamaları yaklaşırken;  biliyorum ki hepiniz tatlı bir heyecan ve telaşa düştünüz.  Yılbaşı akşamı nerede eğlensem,  ne yesem, ne içsem, o akşam ne giysem diye düşünmeye başladı birçoğunuz. Bazılarınız ihtiyacı olmadığı halde sadece o akşam güzel görünmek için alışverişe başladılar bile.

Şehirler süslendi, görsel shovlar hazırlandı. 31 Aralık akşamı neden bu kadar önemli? Neden korkunç bütçelerle, çılgın eğlenceler düzenleniyor diye soruyorum kendime?

Bence sadece takvimlerde, yazışmalarda ya da telaffuzda 2019 rakamının yerine, 2020 rakamının kullanılmaya başlanmasının birkaç saat öncesi.

Takvimlerde bir tarihin değişmesi ile dünya düzeni değişecek olsaydı eğer kutlanmayı hak ederdi bana göre.

Yılbaşı telaşınızı eleştirmek değil niyetim. Sadece sizler bu tatlı telaşı yaşarken, düşüncelerinizi farklı bir yöne kaydırmak istiyorum.

Açlığa ve yoksulluğa…

Yaklaşık bir yıl önce  www.gonulluler.org  web sitesinde okuduğum ve yüreğime dokunan, hayata bakış açımı, ilgi alanlarımı, hedeflerimi tamamen değiştiren bu mektubu sizlerle paylaşmak istiyorum.

Umuyorum ki bu mektubu okuyan siz sevgili okuyucularım da mutlulukla mutsuzluk arasındaki tek engelin kendi tercihleriniz olduğunu hatırlar, o engeli kaldıracak tek gücün “sevgi “olduğunun farkına varırsınız.

Mutlu Yıllar dileğiyle…

 

AFRİKA NİJER’E ”GÖNÜLLÜLER 19. SAĞLIK ORGANİZASYONU” NDA YER ALMIŞ GÖNÜLLÜ BİR DOKTORUN KALEMİNDEN…

Zor’muş… Anlatılanlar sadece küçük bir kısmıymış… Kara kıt’anın kara insanlarının kalpleri hepimizden daha ak’mış… Çaresizliklerini anlatırken dilimiz lal olurmuş…

Görev yapacağım hastaneye ilk ayak bastığımda akşamüzeriydi… Burnum havanın kuruluğundan tekrar bir kanama seansına başlayacaktı… Gözlerim toz dolu… Otobüsten indiğim an karşımdaydı… O kadar tanıdıktı ki.. Yolculuğun vermiş olduğu sersemliğe bağladım yaşadığım şaşkınlığı… Yüzünde korkunç bir sitem ve kızgınlık…Ama gözlerinin içi gülüyor… Fakat nasıl? Mümkün müydü bu?

BEN. Karşımda duran BEN’dim.. Can.. Yanına yaklaşmaya bile korktum baştan… Çekindiğimi anladı ve o geldi yanıma… BEN. Nasıl? Tek bir kelam etti ve kayboldu.

“BUNCA YIL NEREDEYDİN ?”  “ ÇOK BEKLEDİM.”

Gözümle hiç görmedim bir daha onu ama sesi hep kulaklarımda, yüzündeki kızgınlık , beni gördükten sonra değişen sitem karlığı hep aklımdaydı… Ruhu ise içimde… Artık hep benimle.. Sahip olduğu bütün her şeyi bana teslim etmiş ve gitmişti… Nereye gittiğini bilmiyorum ama sanırım başka bir yok oluşa, başka bir çaresizliğe, başka bir sömürülmüş ve bastırılmış ülkeye gitti ve orada beni bekliyor…

Ben mi? Ben artık ben değilim.. Kişiliğimin görüp göreceği en büyük miladı yaşadım ben.. Nefs’ime hesap sordum, hedeflerimi değiştirdim, aklımı çelen düşüncelere baş kaldırdım… Ruhum o insanların çaresizliği karşısında ezildi.. Tav’ımdaydım ve tav’ımda dövdüm mutlu olmayı bilmeyen kişiliğimi… Kapkara tenlerine meydan okuyan gözlerindeki fer’in bile dile gelerek söylediği her “Nagudi”(Teşekkürler) ile daha da küçüldü ve ezildi ruhum…

İlk günün sonunda kapının önünde hala sırada bekleyen insanlara ne olacağını sordum… Bekleyeceklerdi benim sabah gelmemi… Hayatımın zor geçen uyku seanslarından birini yaşadım. Ben, onlara göre büyük bir lüks sayılacak yatakta yatıyordum.. Yattığım yer diken oldu bana… Dua duayı kovaladı.. Biri diğerini… Sızmışım.. Daha hızlı yemek yemeyi daha hızlı yürümeyi daha hızlı hareket etmeyi öğrendim ikinci gün. Hedef tüm hastaları muayene etmek… Gün sonunda hedefe çok yakınken çok uzaklardan yürüyerek gelen hastalar daha yeni varıyorlardı hastaneye… Yüzlerce kilometre yürümüşlerdi … Ne kadar zorlasam da kendimi gerçekleşmesi imkansız bir hedefti benimkisi.. Masum…

Tedavisi mümkün olmayan hastalıklar gördüm orada… O insanlara yapacak bir şeylerin olmadığını anlatırken yerin dibine girmeyi diledim hep.. İçlerindeki çaresizlik beni de kapladı her seferinde… Vitamin tabletleri verdim onlara… Uzun süre yetecek.. Belli mi olur belki birkaç güne tedavi şansı doğar diye teskin ettim kendimi… Kul’uz, aciziz, yapabildiklerimiz sınırlı…

Yurda döndüğümden beri başkasıyım artık… Her şey değişti bendeki… Her şeyi karşılaştırmaya meylediyor aklım… Kalbimin nasır tuttuğunu söyleyen bile oldu, ne kadar boş şeyleri dert edip üzüldüğünü ona anlatmaya çalıştığımda…

Kara kıt’anın ak yürekli insanları dualarımda, zihnimde ve kalbimde… Bir sonraki seyahate kadar her gün şükürlerimde…

Allah korossalki baba! ( Hausaca : Allah şifa versin teyze)

NAGUDİ DR.CANBERK MEŞELİ

POPÜLER FOTO GALERİLER
POPÜLER VIDEO GALERİLER

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.