Yerelin Sesi

Tüm Dünyayı Etkisi Altına Alan
COVID-19 Salgınında SON DAKİKA Gelişmeleri

Uyuz Hamamı, Kentin Belleğinden Silinmesin

Uyuz Hamamı, Kentin Belleğinden Silinmesin
Orhan Beşikçi
Orhan Beşikçi( orhanbesikci@yerelinsesi.com )
1.977 views
18 Haziran 2020 - 11:26

Yazar: Orhan BEŞİKÇİ
Fotoğraflar: Atilla ÖZDEMİR

Uyuz Hamamı, Kentin Belleğinden Silinmesin

 

Yenişehir Mezarlıklar Müdürlüğü Gasilhanesi’ne yani ölülerin yıkandığı binaya bir yakınıma son görevimi yapmak için gitmiştim. O gün Van depreminde hayatını kaybeden, defin için İzmir’e getirilen yurttaşlarımızın işlemlerine öncelik verildiği için aradaki kısa zamanı fabrika görünümünde olan taş binada, geçmişin izlerini aramakla geçirdim. Daha sonra Mezarlıklar Müdürü sayesinde göremediğim bölümleri gördüm, kereste, tabut, mezarlık malzemesi istiflenmiş kemerli duvarların arkasında, İzmirlilerin “Uyuz Hamamı” dediği eski “Tebhirhaneden” (Buğu evi) izler aradım… Kolera, çiçek, veba, kızamık, tifo, dizanteri, tifüs, uyuz, gibi bulaşıcı hastalıklara yakalanan insanların giysi ve eşyaları sarı renkli at arabalarıyla evlerinden alınıp etüv için, “Tebhirhaneye bu binaya getirilirdi.

Her gün önünden geçip, kapısında üzüntülü kalabalıklar gördüğümüz Mezarlıklar Müdürlüğü, Suat Seren Göğüs Hastanesi’nin (Emraz-ı Sariye ve İstilaiye) işlik olarak kullandığı yapılar, İzmir Tebhirhanesiydi. Aradan çok uzun yıllar geçmedi, ayakkabıların pençe yapılıp, yırtıkların yamandığı, büyüklerin çıkardığını küçüklerin giydiği, yerli malı haftaların düzenlendiği, böyle olmasına rağmen paramızın kıymetli olduğu yıllarda, giysi ve eşyalar yakılmaz, Tebhirhanede basınçlı su buharıyla mikroplardan arıtılır, kurutulur sonrasında sahiplerine iade edilirdi.

KİTABA DA KONU OLDU
Bulaşıcı hastalıkların görüldüğü evler, iş yerleri, hanlar, bekar odaları, tuvalet, banyo, mutfakların ortak kullanıldığı aile evleri, Yahudihane gibi mekanların dezenfekte edilmesinde özel giysili tebhirciler görev yapardı. Yazar Mehmet Karayaman, “Cumhuriyet Döneminde İzmir’de Sağlık” adlı kitabında, “Belediyeye ait olan Tebhirhanede 1931 yılında 3 kolbaşı, 9 tebhirci, 1 formol memuru, 2 ütücü, 3 ütü arabacısı çalışmaktadır. 30 Ekim 1943 yılında yeni bir Tephirhane açılmıştır. Belediye başkanı Reşat Leblebicioğlu, Tepecik semtindeki Tebhirhanede, 600 kişinin yıkanabileceği ve elbiselerinin etüvden geçirilebileceğini ifade etmiştir” diye yazar.

KÜKÜRT BUHARI İLE YIKANDILAR
Adı Yenişehir olarak değiştirilen Tepecik’te klasik hamamlara benzemeyen, göbek taşı, ılıklık, sıcaklık kurna, kubbe, tellak, natırı olmayan günde 600 kişinin kükürt buharını soluyarak yıkandığı uyuz hamamıyla ilgili olarak gazete arşivlerinde belediye meclis tutanaklarında bulunan bilgiler dışında şifa bulmak için çocukluk ve ilk gençlik yıllarında banyo yapmış İzmirlilerin hatıralarını dinleme imkanım oldu…

“KENT BELLEĞİNDEN SİLİNDİ”
Tepecik Tebhirhanesi’nin mimarisine dikkatli bakılırsa 1893 yılında inşa edilen Üsküdar Tebhirhanesine, çatısındaki havalandırmanın Urla Tahaffuzhanesine benzediği görülür. 19. yüzyılın ortalarında özellikle haç yoluyla gemilerle gelen hacılara ait eşyaların dezenfekte edildiği, yolcuların duşlarda ilaçlı su ile banyo yaptırılmasının bütün izleri Urla Tahaffuzhanesinde muhafaza edilirken, kendisine özgü mimari formu olan bu sağlık yapısı nasıl oldu da kentin belleğinden silindi? Tebhirhane’de ve İzmir sokaklarında seyyar olarak kullanılan etüv makinalarının başına neler geldiği ise bilinmiyor…

“SAĞLIK MÜZESİ YAPALIM”
Kenti yönetenlere hatırlatalım; Bologna, İtalya’nın kuzeyinde 382 bin nüfuslu bir şehir, 42 müzesi var. 2011 yılında müzelerine insanları çekmek için 38 sergi, 100’den fazla seminer, okullara 3 binden fazla müze turu düzenleyip, şehirlerinde ipekten, tuğlaya 14 endüstri müzesi kurmayı başarmışlar. İnsanlara tarih heyecanı vermek için Amsterdam’da şehrin göbeğinde eski bir yetimhaneyi müze yapıp, müzeyi gezmeye gelen 25 bin çocuğa bu yetimhanenin öyküsünü anlatmaktan çekinmemişler…

Mezarlıklar Müdürlüğü binayı kısa bir süre sonra boşaltıp yeni bir binaya geçecek. Öyküsü ve gizlediği sırlarıyla karşımızda abide gibi duran, uyuz hamamını sağlık müzesi yapsak, çocuklara uyuz hamamının öyküsünü anlatsak fena mı olur?

 

POPÜLER FOTO GALERİLER
POPÜLER VIDEO GALERİLER

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.