Yerelin Sesi

Tüm Dünyayı Etkisi Altına Alan
COVID-19 Salgınında SON DAKİKA Gelişmeleri

Tarihi Eserleri Hunharca Yok Ediyoruz

Tarihi Eserleri Hunharca Yok Ediyoruz
Kemal Şendikici
Kemal Şendikici( guidekemal@hotmail.com )
345 views
13 Ağustos 2020 - 0:14

Memlekette Tarihi Eser Kıyımı Aralıksız Devam Ediyor

 Kemal Şendikici 

Türkiye’nin en büyük sorunlarından biri olan iflah olmaz tarihi eser düşmanlığı, define avcılığı ve kontrolsüz restorasyon hatalarına bugün bir yenisi daha eklendi. 165 yıldır İstanbul Büyükşehir Belediyesi korumasında olan Galata kulesi gibi bin yıllık bir tarihi mekânın antik taş duvarlarına vasıfsız işçilerin hilte yani bir tür ağır darbeli matkap ile fütursuzca delmesi ve zarar vermesi kamuoyunu çılgına çevirdi.

Videodaki görüntüye göre başlarında görünürde bir danışman arkeolog veya sanat tarihçi olmadan bin yıldan fazla bir mekânda bu şekilde çalışan işciler tarafından kontrolsüz bir yıkım yapılması gerçekten akıl tutulmasıdır.

Galata kulesi bu şekilde bir yenileme faciası hak etmeyen bir anıt eserdir. Uzun yıllar deniz feneri veya gözetleme kulesi olarak kullanılan kule daha sonra turizm amaçlı yıllarca kullanıldı ve günümüze kadar farklı değişikliklere uğrasa da yıllara meydan okumayı başardı

Fakat bugün gördüğümüz video, gerek sanat tarihçileri gerekse biz turizmcilerin yüreğini ağzına getirdi. Bu şekilde bilinçsiz şekilde yapılan restorasyonlar Türkiye’deki tüm tarihi eserlerimizin tehlike altında ve eğitimsiz kişilerin elinde olduğunun göstergesidir

Sosyal medya gücü sayesinde tepkiler artınca her kesim tarafından eleştirel  basın açıklamaları yapıldı ve tarihi duvarların yıkım anının görüntülerini sosyal medya hesabından paylaşan İBB Kültür Varlıkları Daire Başkanı Mahir Polat, “İstanbul’un en önemli tarihi eserlerinden Galata Kulesi içerisinde yapılan akıl almaz uygulamaları acilen yetkili kurumların dikkatine sunuyorum. Suç niteliğinde uygulamaların derhal durdurulması ve tespiti için İBB Kültür Varlıkları Dairesi birimleri olay yerine nakledilmiştir” dedi.

Aslında Galata kulesi vakası buzdağının sadece çok az görünen bir yüzüdür.Çok göz önünde olan bir eser olduğu için bu kadar tepki kamuoyuna yansıdı

Halbuki ,  sadece bu hafta içinde define avcılığı ve yanlış yenileme nedeniyle birçok eser zarar gördü ve tamamen yok oldu.

Bugün ise, Bergama belediyesinden harika bir haber geldi, yıllar önce Almanya’ya kaçırılan ve Bergama müzesi adıyla Berlin’de kurulan müzenin en değerli bölümü olan Zeus Altarının Türkiye’ye iadesi istenecekmiş bu çok güzel haber ama biz Türkiye’de kendi elimizdeki hâlihazırda olan eserleri acaba ne kadar koruyabiliyoruz? Önce bu soruyu kendimize sormalıyız


Adana Pozantı Gülek geçidine yakın bir bölgede sadece bu hafta içinde, dünyanın en eski sınır taşı olan Kilikya Kapısı ortasından matkapla delinerek define avcıları tarafından tahrip edildi ve bu vahşiler bu yok etme anını fotoğraflama cüreti bile gösterdiler.

Aynı hafta içerisinden akıllara durgunluk veren bir uygulama ile karşılaştık ve bir Mimar Sinan eseri olan, Üsküdar Mihribah Sultan hamamının 500 yıllık tarihi bacasına devasa cıvatalar takılarak büyükçe bir klima motoru takıldı ama  daha sonra bizlerden gelen tepkiler üzerine kaldırıldı ama o fotoğraf hafızalarımıza acı bir şekilde kazındı..

Ne yazık ki son son dönemlerde yapılan bilinçsiz restorasyonlar ve define avcılığı nedeniyle daha çok tarihi eserimiz ya tamamen yok olacak yâda tarihsel özelliğini kaybedecek gibi görünüyor.

Çünkü defineciler, haftalık dergi veya facebook sayfası açarak verdikleri zararları sergileyecek duruma geldiler ve bunu yasalar bile önleyemiyor.

Özellikle başta tur rehberleri olmak üzere tüm turizmcilerin ve akademisyen çevrenin bu saldırılara karşı bir koruma kampanyası başlatması gerekiyor ve çok geç olmadan büyük bir eğitim ve bilinçlendirme kampanyası gerekiyor .

POPÜLER FOTO GALERİLER
POPÜLER VIDEO GALERİLER

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.