Yerelin Sesi

Salgın Günlerinde İzmir ve Sirke

Salgın Günlerinde İzmir ve Sirke
610 views
31 Mart 2020 - 9:47

Salgın günlerinde İzmir ve Sirke

 

Kent Tarihçisi, Araştırmacı ve Yazar Orhan Beşikçi, İzmir’in 347 yıl önce yaşanan veba salgınının oldukça kötü sonuçlara neden olduğunu ve 10 binlerce insanın yaşamını yitirdiğini söyledi. İzmirlilerin salgın günlerinde sağlık ve bereket getirmesi için sirkeyi evlerinden eksik etmediklerini de vurguladı.

Tarih Araştırmacısı Orhan Beşikçi, günümüzde dünyayı kasıp kavuran koronavirüs salgını gibi geçen yüzyıllarda da İzmir’de veba ve koleradan toplu ölümler yaşandığını kaydetti. Beşikçi, “1759-1768 yılları arasında İzmir’de yaşayan Alman ilahiyatçı, Protestan vaiz Christoph Wilhelm Lüdeke izlenimlerinde İzmir’de yaşadığı veba salgılarında şehrin nüfusunun 15-20 bin arasında eksildiğinden bahseder. Hastalık görülen evlerin veya mahallelerin koruma altına alınmadığından şikayet eden Lüdeke, hasta eşyalarının yakılıp ortadan kaldırılacağı yerde pazarlarda satıldığını bunun da hastalığın tekrar ortaya çıkmasına neden olduğunu vurgulamakta” dedi.

DÜKKANLAR 3 AY KAPATILDI
Hollandalı ressam ve seyyah Cornelis de Bruyn’in de 17 Temmuz 1678’de İtalya üzerinden deniz yoluyla İzmir’e geldiğini aktaran Orhan Beşikçi, “Yaklaşık 5 ay İzmir’de kalan De Bruyn, veba salgını sırasında işyerlerinin 3 ay boyunca kapatıldığını kendilerinden ticarethanelerini 3 ay kapalı tutmaları istendiğini ve şehirde 30 binden fazla insanın öldüğünü yazmakta” diye konuştu.

DEZENFEKTE İÇİN SİRKE
O yıllarla bugünkü durumun benzer yönleri olduğunun altını çizen Beşikçi, “Mesela o yıllarda da yiyecek gereksinimleri sokaktan geçen satıcıdan sağlıyorlar, satıcı kapıyı çalıyor ve evin erkeği bizzat kendisi kapının demir sürgüsünü açarak büyük bir özenle sebze ve meyveleri alıyormuş. Aslında buna alıyor denemez, çünkü istenenler hemen kapının yanında duran fıçının içindeki ilaçlı suya satıcılar tarafından atılıyormuş. Ekmekler yumurtalar, sebzeler ve hatta canlı tavuklar fıçının içinde yüzüyor. Hepsi dokunulmadan ve hazırlanmadan önce dezenfekte edilmesi için bir süre bu fıçıda bekletiliyormuş” ifadelerini kullandı.

BOLLUK, BEREKET, MUTLULUK
Bahsedilen ilaçlı fıçının ise sirkelik olduğuna dikkat çeken Orhan Beşikçi şuları söyledi: “İnceleme fırsatı bulduğum eski İzmir evlerinde gözlerim “sirkelik” denilen, evleri her türlü olumsuzluktan koruduğuna inanılan sirke kaplarını aradı. Eski İzmir evlerinde farklı hacimlerde sırlı sırsız testi ve küp formunda olan, bulunduğu mekana bolluk bereket ve pozitif enerji yaydığına inanılan, nazar büyü ve benzeri kötülüklere karşı sirke kullanılırdı. Sirkelikler, göz önünde bulundurulmaz, ev sahiplerinin uygun gördüğü yerde muhafaza edilir, evlerin ayrılmaz parçası olan mutluluk getireceğine inanılan sirkeliklerin sirkesiz kalmamasına özen gösterilirdi.

 

ANTİK DÖNEMDEN BUGÜNE
Basmane’de terk edilmiş bir evde birden fazla küçük boyutta testi sirkelikler ile karşılaştım. Uğur getirmesi için hemen hemen bütün odalara sirkelik konulmuştu. Sirkenin gücüne inananlar, sirkelikleri konutların dışında iş yerlerinde de bulundurdular. Antik dönem hekimleri de çeşitli hastalıkların tedavisinde, mutfaklarda, temizlik ve istenmeyen kokuların giderilmesi dışında sağlık, bolluk ve bereket getirdiğine inanılan, antiseptik özelliği olan sirkeyi kullanırdı.”

POPÜLER FOTO GALERİLER
POPÜLER VIDEO GALERİLER

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.