Yerelin Sesi

Tüm Dünyayı Etkisi Altına Alan
COVID-19 Salgınında SON DAKİKA Gelişmeleri

Müstesna mekanlar; Özbek Keşkek Evi

Müstesna mekanlar; Özbek Keşkek Evi
Berrin Ersoy
Berrin Ersoy( bersoysaglam@gmail.com )
748 views
10 Kasım 2020 - 14:34

Yazar: Berrin Ersoy Sağlam

Müstesna mekanlar; Özbek Keşkek Evi

Klişe bir ifade vardır; anne eli değmiş gibi, Özbek Keşkek Evi her ne kadar aile işletmesi olsa da anne Şerife Kubilay’ın eseri ve her çıkan ürüne elinin değdiğini hissedebiliyorsunuz. “Bir gün büyük ağacın dibinde bir aile getirdikleri azığı yiyordu, bu manzarayı görünce ‘köyümüze gelenlerin karnını doyuracağı tek bir yer yok’ dedim ve buna bir son vermeye karar verdim” sözleriyle anlatıyor Şerife Anne mekan açma hikayesinin başlangıcını. İlk dükkanı açmadan önce 2 yıl pazarda yine kendi ifadesiyle ‘bir masa, 4 tabure ve 2 kazan’ ile keşkek satması işini kolaylaştırıyor ve lokomotif yemek keşkek oluyor. Haftanın belli günleri keşkek sattıkları ilk dükkanları önce çalışma günleri ardından yemek çeşitlerinin artmasıyla dar gelmeye başlıyor. 3 yılın sonunda şu an hizmet verdikleri yerlerini ihaleyle kiralıyorlar ve yaklaşık 7 yıldır da köyün meydanına bakan dingin bahçeli yerlerinde hizmet veriyorlar.


Yaprak sarma, dolma, börek, kurufasulye gibi geleneksel yemekler yanında sütlü bulgur çorbası, enginar hatta salyangoz gibi yöreye özgü yemekler servis ediliyor. Bahar aylarında ilk yağmurlardan sonra olduğu söylenen mevsiminde pişiriliyor salyangoz ve isteyen müşterilere mesaj ile bilgi veriliyor. Malzemelerin her biri titizlikle seçiliyor. Mevsimi geçen sebzeler menüden kaldırılıyor. Patlıcan mevsiminin geçmesine Özbek Keşkek Evi ile tanıştıktan sonra üzülmeye başladım. Zira şahane patlıcanlı el açması börek, patlıcanın tezgahtan kalkmasına paralel menüden çıkıyor. Hatta bir süre böreği açan kadın ustanın özel nedenlerle şehir dışında olması da bir başka hasret dolu günler yaşamamıza neden olmuştu. Zira denenen her usta aynı tadı yakalayamadığı için mutfağa girmeyi başaramadı ve biz de ‘ne olur dön ustacım’ diyecek kıvama geldik.

Asma yaprağı da bir başka mevsimde başka bir hikayenin kahramanı oldu. Damarsız asma yaprağı bulunamadığı için yaprak sarma sunulmadı müşterilere. Hüseyin’in Alaşehir’den Denizli’ye uzanan yaprak bulma serüvenini soluksuz izledik o sezon. Hüseyin, ailenin oğlu ve servisin gülen yüzü, her ne kadar sevmediği müşteriyi ‘yerimiz yok’ diye mekana almadığını görmüş olsak da. ‘Boş masa vardı, niye öyle dedin Hüseyin?’ sorumuza verdiği ‘Böyle yaramaz insanlar gelmesin, bize kalanlar yeter’ demesi, açıkçası haklı olduğu izlenimi yarattı. Şerife Anne’nin mutfaktaki yardımcısı kızı Rahşan. Baba daha çok dışarıdaki işlerle ilgileniyor, haftasonları bu ekibe yakın akraba ve komşulardan oluşan bir ekip destek oluyor. Özellikle harçlıklarını çıkarmalarına yardımcı olmak için öğrenciler tercih ediliyor.

Keşkek haftanın her günü sabah 5’de ailenin babası tarafından altı yakılan kazanlarda pişiriliyor. 12 sularında servisi hazır hale gelen keşkek kuzu eti ile yapılıyor. Bir dönem haftaiçi kullandıkları tavuk etinden yakın bir zamanda vazgeçildi. Artık sadece kuzu etli keşkek satılıyor ve porsiyonu 25 lira.


Özbek Keşkek Evi konusunu kahvaltıdan bahsetmeden kapatmak olmaz. Ortaya getirilen kahvaltı 2 kişinin paylaşabileceği yoğunlukta ve fiyatı 50 lira. Kahvaltıda sunulan malzemeler yine mevsime göre ufak değişiklikler gösterebiliyor. Kışın salçayla hazırlanan kahvaltılık sos veya reçel çeşitleri değişiklik gösterebilecek ürünlerden bazıları. Kahvaltının ardından başlayan öğle yemeği servisi, günlük yapılan yemekler bitinceye kadar devam ediyor. Şanslıysanız erken bir akşam yemeği ihtimal dahilinde, genellikle kışın 6, yazın 7 sonrası mekan kapanıyor. Pazartesi günleri de ekip tatil yapıyor.

POPÜLER FOTO GALERİLER
POPÜLER VIDEO GALERİLER

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.