Yerelin Sesi

İktidarın unuttuğu; hak, hukuk, adalet!

İktidarın unuttuğu; hak, hukuk, adalet!
Beyzanur Bektaş
Beyzanur Bektaş( beyzanurbktss@gmail.com )
359 views
02 Mayıs 2021 - 21:09

İktidarın unuttuğu; hak, hukuk, adalet!

Beyzanur Bektaş

İzmir’de 1 Mayıs açıklamasına müdahale eden bir polisin bir kişiyi gözaltına alırken ABD’de gözaltına alınırken öldürülen George Floyd olayına benzer şekilde gözaltına aldığı görüntülerinin sosyal medyada yayılmasının ardından İçişleri Bakanlığı hukuka aykırı olarak görüntü ve ses kaydının alınmasının engellenmesi için Emniyet Genel Müdürlükleri’ne bir genelge yayınladı.

Polisler görevini yaptıkları esnada kamu görevlisidir. PVSK gereği polislere normal bir kamu görevlisine göre şiddet tekelini sınırında kullanma yetkisi verilmiştir. Gösteri ve toplantı yürüyüşü Anayasal bir hak olmasıyla beraber Türkiye’nin de taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde de yer almaktadır. Pandemi yokmuşçasına kongreler yapılırken pandemi bahanesiyle demokratik haklarını kullanan vatandaşlara karşı hukuka aykırı bir şekilde engelleme politikalarının yürütülmesi açıkça demokrasi ve hukuka aykırılık oluşturacaktır.

Anayasa’nın en temel ilkelerinden biri normlar hiyerarşisidir. Bu hiyerarşiye göre en üstte Anayasa , Kanunlar –Kararnameler- Uluslararası Sözleşmeler, Yönetmelik , Genelge- Yönerge şeklinde sıralanmaktadır. Bu sisteme göre sırayla gelecek şekilde; alttaki düzenleme üstteki düzenlemeye aykırı olamaz.

Anayasa’nın 5. Maddesinde “Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak olacağı” yer almaktadır.

Anayasa’nın 6. Maddesinde “Hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisi kullanamayacağı” yer almaktadır. İçişleri Bakanlığı tarafından düzenlenen ve Emniyet Genel Müdürlükleri’ne gönderilen bu genelge açıkça Anayasa’nın yukarıdaki maddelerine aykırılık taşımaktadır. Devlet organları kamu düzenini sağlamakla görevli olduğu gibi kamu vicdanında da şüphe ve endişe yaratmamalıdır.

Polisler, bekçiler, güvenlik görevlileri vatandaşlara göre silah, jop, göz yaşartıcı sprey v.b caydırıcı silahları taşımaya yetkili olan kimselerdir. Bu sebeple şiddetin boyutunun aşılması TCK kapsamında işkence suçunu oluşturacağı gibi kamu görevlisi 3 yıldan 12 yıla kadar hapis cezasıyla yargılanacaktır. Öte yandan sıradan bir vatandaşın görüntü ve ses kaydı almadan bu durumu kanıtlaması da neredeyse imkansızdır. Polisin gözaltı veya tutuklama esnasında ki şiddet sınırı PVSK’da yer almaktadır. Devlet mekanizmasında kamu düzeninin , vatandaşın can ve mal güvenliğinin sağlanması için görevlendirilen polislerimizin bu şekildeki davranışları kamu düzenini bozacağı gibi vatandaşın polislere olan güvenini de azaltmaktadır.

Birçok polis memurunun kendisine verilen emri uygulamaması halinde Emniyet Teşkilatı içerisinde yer alan hiyerarşik düzene aykırılık oluşturacağı düşüncesinde olduğunu bilmekteyiz. Kamu görevlileri TCK’nın 24. Maddesi karşısında amirlerinden aldıkları görevlerin hukuka aykırı olması ve suç teşkil etmesi durumunda verilen emri yerine getirmemelidir. Suç teşkil eden emirlerin yerine getirilmesi halinde yerine getiren ve emri veren sorumlu olur.

Bugün ülkemizin geldiği bu noktada açıkça Anayasa’ya AİHS’ne aykırılıklar devam etmektedir. Biz vatandaşlarla Emniyet Güçleri arasında ki yaratılan bu kutuplaşmadan Emniyet Mensuplarının da vicdanen rahatsız olduğunu bilmekteyiz.

Her şeyden öte insanız ve insanca yaşamak hakkımız!

POPÜLER FOTO GALERİLER
POPÜLER VIDEO GALERİLER

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.