İBB, 112 YILIK TESİSE KİTAPLARLA CAN VERDİ
Haber
01 Mart 2022 - Salı 12:49 Bu haber 781 kez okundu
 
İBB, 112 YILIK TESİSE KİTAPLARLA CAN VERDİ
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), atıl durumdaki 112 yıllık Beyazıt İETT Troleybüs Kuvvet Merkezi'ni, 20 bin kitaplı 'Kütüphane Troleybüs'e dönüştürdü. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, açılış konuşmasında, “Mezunu olduğum İstanbul Üniversitesi'nin hemen duvarının dibine böyle güzel bir eserin oluşmasına katkı sunmaktan, onun bir parçası olmaktan büyük gurur duyduğumu ifade etmek istiyorum. İstanbul Üniversitesi mezunu ve şu anda bu güzel kentin belediye başkanı olmak, çok gururla, çok onurla yapılan bir hizmet ve deneyim” dedi.
SİYASET Haberi
İBB, 112 YILIK TESİSE KİTAPLARLA CAN VERDİ

 

 

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), atıl durumdaki 112 yıllık Beyazıt İETT Troleybüs Kuvvet Merkezi'ni, 20 bin kitaplı 'Kütüphane Troleybüs'e dönüştürdü. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, açılış konuşmasında, “Mezunu olduğum İstanbul Üniversitesi'nin hemen duvarının dibine böyle güzel bir eserin oluşmasına katkı sunmaktan, onun bir parçası olmaktan büyük gurur duyduğumu ifade etmek istiyorum. İstanbul Üniversitesi mezunu ve şu anda bu güzel kentin belediye başkanı olmak, çok gururla, çok onurla yapılan bir hizmet ve deneyim” dedi.

İBB, 112 yıllık Beyazıt İETT Troleybüs Kuvvet Merkezi'ni restore etti. Fatih Süleymaniye mahallesinde bulunan ve 20 bin kitabın yer aldığı 'Kütüphane Troleybüs’ün açılışı, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun katılımıyla yapıldı.

Troleybüsün İstanbul ulaşımında önemli bir yere sahip olduğunu belirten İmamoğlu, bu tarz mekanların dönüşümünün önemine dikkat çekti. İmamoğlu’nun konuşması satır başlarıyla şöyle: 

YENİ NESİL İÇİN NOSTALJİK BİR KAVRAM: “İstanbul'un endüstriyel alanlarından birini, miraslarından birini işlevli bir şekilde hayata geçirme heyecanını yaşıyoruz. Bizimle inşallah çok daha güzel bir geleceğe imza atan mekan olacak. 112 yıldır burada varlığı sürüyordu yapının. Tabii birçok dönemin, birçok sistemin, birçok vakanın, olayın şahitliğini etmiş de bir yapı burası. Üstelik Beyazıt gibi kentimizin belki de en önemli hafıza noktalarından birinde bulunması da ayrı bir öneme sahip. Yeni nesil için troleybüsün aslında nostaljik bir kavram olduğunun farkındayız. Beyoğlu'nda, İstiklal'de gördüğümüzde onu bir nostalji objesi olarak görüyoruz. Oysa bu araçlar, ulaşımda o dönemde modernleşmenin de simgesi olmuş. Ve 1984 yılına kadar da İstanbullulara çok değerli hizmetlerde bulunmuş. Trafikten çekilmeleriyle de bu tür alanları, bu tür yapıları atıl duruma düşmüş. Bu da onlardan bir tanesi.

BU TÜR ALANLARI KAMU YARARINA HAYATA GEÇİRMEYİ ÖNEMSİYORUZ: Türkiye genelinde bu tür endüstri merkezlerine gereken önem verilmiyor ve yıkıma uğruyor. Halbuki bu hafızanın, sağlıklı bir dönüşümün kente ne kadar değer katacağını, ne kadar kimlikli bir alana dönüşeceğini ve bu hafızanın bir şekilde yaşatılması, güncel ihtiyaçları karşılaması bence toplumsal olgunluğun da önemli bir faydası diye düşünüyorum. Önemli bir çalışma olarak görüyorum. Bu bakımdan, bu tür alanları bizler, yeni bir işleme kavuşturmayı, kamu yararı doğrultusunda hayata geçirmeyi çok önemsiyoruz. Sadece burada değil birçok noktada bu çalışmamızı yürütüyoruz. İstanbul'un sanayi ve üretim kültürünün bir nevi tarihi temsilcisi bu yapılar. Ve bunların anlatılması lazım. Aynı zamanda, bulundukları potansiyele baktığımızda da kentin geleceğine de farklı bir boyutta hizmet etme şansına sahip. Yakın zamanda hizmete açtığımız Kadıköy’deki Müze Gazhane, bu tarz dönüşümlerin en güzel bir örneği.

BİNANIN ÖZ HALİNİN KORUNMASINA ÖZEN GÖSTERDİK: Kütüphane Troleybüs restorasyonunda binanın öz halinin korunmasına özen gösterdik. Bence bunu hissetmek, buraya gelen insanlara iyi gelecek diye de düşünüyorum. Tabii bu alanın gerçekten yaşama kavuşması bir tesadüf olmasa gerek. Beyazıt ve Süleymaniye bölgesi, geçmişte de aslında, şehrin entelektüel tarafını besleyen medreselerin, üniversite yapılarının ve en önemli kütüphanelerin, sahafların bulunduğu bir birikim merkezi. Dolayısıyla bu değerli alanın da bu şekilde bir dönüşümü, hayat boyu öğrenme misyonumuzun da bir gereği olarak, sanki o yolculuğun bu çağdaki bir eki olarak da düşünebiliriz bu alanın bugünkü pozisyonunu.

DEZAVANTAJLI ALANLARDA KÜTÜPHANE AÇMA ÇABASINDAYIZ: Gençlere kendilerini geliştirmeleri için imkanları sunma konusunda cömert olmak zorundayız. Aksi takdirde dünyayla yarışmayı mümkün kılamayız. O bakımdan bu öğrenme ve güçlenme zeminiyle beraber onların aldığı enerjiyi, ben eminim ki buradan, bu güzel mekandan Beyazıt'tan, bütün şehre yayabilirler. Üniversite kulüpleri için buluşma, söyleşi, çalışma ortamı sağlayacağının; bu mekanın o zenginliğinin de farkında olmamız gerekiyor. Aynı zamanda burada bir sergi alanı gibi de bu alanın, dönem dönem belki sokağa taşabilen birtakım etkinlikleriyle çevresini de pozitif etki altına alan bir mekansal tasarıma sahip olduğu ortada. İstanbul’da birçok noktada, özel olarak da dezavantajlı alanlarda kütüphane açma çabası gösteriyoruz.

AÇTIĞIMIZ 9 KÜTÜPHANEYE 4 TANE DAHA EKLEYECEĞİZ: Buradan kastım şu: Hem gelir seviyesi hem arazi sıkıntısının olduğu, bir şeyi yapamama, bir şey bulamama konusunda çok sıkıntı duyduğumuz noktalarda, büyük çabalarla İstanbul'da birçok kütüphaneyi vatandaşlarımızla buluşturduk. Bugüne kadar açtığımız 9 kütüphaneye mart ayı itibariyle, 4 tane daha ekleyeceğiz. Bu noktada özellikle zorlandığımız yerlerde, gerekirse uzun süreli bina kiralamaları yaparak, yapı imkanı bulamadığımız yerlerde bu şekilde bir adaleti o mahalleye de taşıma, adaleti o semtin içine, o mahallenin, o sokağın içine taşıyıp, her vatandaşımızı eşit hale getirme çabamızın da bir simgesi olarak görüyorum. Tabii buranın bundan sonra zenginleşmesi, gelişmesi, ortaya koyacağı marifetin karşılığını görmemizi sağlayacak olan, buranın gerçekten gerçek sahibi olan gençlerimize de ait olacak.

YAŞAR KEMAL'E ATIF: Kütüphaneler aydınlanmanın, iyi ve doğru bilgilere sahip olmanın; daha iyi düşünen, berrak zihinlere sahip olmanın en besleyici alanlarıdır. Usta yazar Yaşar Kemal’in şu sözünü hatırlatmak isterim: 'Bir; benim kitaplarımı okuyan katil olmasın, savaş düşmanı olsun. İki; insanın insanı sömürmesine karşı çıksın. Kimse kimseyi aşağılayamasın. Kimse kimseyi asimile edemesin. İnsanları asimile etmeye can atan devletlere, hükümetlere olanak verilmesin. Benim kitaplarımı okuyanlar bilsinler ki bir kültürü yok edenlerin kendi kültürleri, insanlıkları ellerinden uçmuş gitmiştir. Benim kitaplarımı okuyanlar yoksullarla birlik olsunlar, yoksulluk bütün insanlığın utancıdır. Benim kitaplarımı okuyanlar cümle kötülüklerden arınsınlar.' Büyük usta Yaşar Kemal’i, bu güzel sözleri bize miras bıraktığı için rahmet ve minnetle anıyorum. 

MEZUNU OLDUĞUM OKULA KATKI SUNMAKTAN GURUR DUYUYORUM: Mezunu olduğum İstanbul Üniversitesi'nin hemen duvarının dibine böyle güzel bir eserin oluşmasına katkı sunmaktan, onun bir parçası olmaktan büyük gurur duyduğumu da ifade etmek istiyorum. İstanbul Üniversitesi mezunu ve şu anda bu güzel kentin belediye başkanı olmak, çok gururla, çok onurla yapılan bir hizmet ve deneyim.”

POLAT: GEREKTİĞİ HIZLA VE TİTİZLİKLE BİTİRDİK

İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat da konuşmasında, Kütüphane Troleybüs’ün restorasyon sürecini detaylarıyla anlattı. Geçen yıl yaptıkları Beyazıt Meydanı inceleme gezisi sırasında binayı İmamoğlu’na gösterdiklerini aktaran Polat, “Sayın Başkanımızın, restore edilerek İstanbul Üniversitesi’nin yoğunlaştığı alanda, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin öğrencilere bir armağanı olarak düzenlenmesi konusunda bize talimatlarıyla başlamış bir proje. Bu bir restorasyon projesi olmasından ötürü hassasiyetle ilerlendiği için daha hızlı bitebilirdi belki, ama olması gerektiği hızla ve titizlikle bitmiş oldu” dedi.

Açılış kurdelesini gençlerle birlikte kesen İmamoğlu, sonrasında öğrencilerle bir süre sohbet etti. İstanbul Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kemal Kutgün Eyüpgiller’in de eşlik ettiği İmamoğlu, öğrencilerden gelen soruları yanıtladı.

UNUTULMAYA TERK EDİLMİŞTİ

Beyazıt İETT Troleybüs Kuvvet Merkezi’nin hikâyesi, 1910 yılında tarihi yapının inşasıyla başladı. 1912 yılındaki açılışa kadar atlı tramvaylar için ahır olarak kullanılan yapı, 1914’te İstanbul’un ilk elektrikli tramvayının Karaköy-Ortaköy hattında seferlere başlamasıyla kent içi elektrikli tramvay ulaşımını artırmak adına kurulan tesislere paralel olarak, zamanın ihtiyaçları doğrultusunda genişletilip elektrikli tramvaylar için güç istasyonu olarak kullanıldı. “Beyazıt Güç İstasyonu” olarak da anılan bina, elektrikli tramvayların kullanımdan kalkması üzerine 1961 yılında troleybüsler için 'kuvvet merkezi' işlevi gördü. 1984’te ise troleybüslerin İstanbul trafiğinden çekilmesiyle atıl duruma düşerek uzun yıllar unutulmaya terk edildi.

Kaynak: Editör:
Etiketler: İBB,, 112, YILIK, TESİSE, KİTAPLARLA, CAN, VERDİ,
Yorumlar
Haber Yazılımı