Yerelin Sesi

“Engellerle savaşmayı, mücadele etmeyi öğrenmek gerekiyor”

“Engellerle savaşmayı, mücadele etmeyi öğrenmek gerekiyor”
10 Mayıs 2019 - 10:55

Türkiye’nin en aktif engelliler derneklerinden biri olan Buca Engelliler Derneği Başkanı Harun Kara ile derneğin hikayesi, pek çok engelli bireyin hayatına dokunan Avrupa Birliği projeleri ve Türkiye’de engelli olmak hakkında konuştuk. 2007 yılında kurulan Buca Engelliler Derneği, kurulduğu günden bugüne birçok dezavantajlı, engelli ve engelsiz bireyin hayatına dokunarak, dayanışma içinde bütün engellerin aşılabileceğini gösteriyor. Dernek Başkanı Harun Kara tüm engelli ve dezavantajlı bireyleri sosyal ve mücadeleci bir hayata davet ediyor.

Özel Haber/ Yerelin Sesi

Soru: Öncelikle derneğin kuruluş aşamasından ve amacından bahseder misiniz?

Harun Kara: Buca Engelliler Derneği 2007 yılında kuruldu. Kurulduktan sonra genelde derneğin amacı, ilkeleri hak odaklı, insanlara haklarını öğretmek adına, istihdam etmek, sosyal hayata adapte etmek adına projeler üretti. Ülkemizde

bilinen dernekçilik, vakıf zihniyetinden farklı baktık biz hep dernek olarak. Yaklaşık 2008 yılından bu yana Halk Eğitim, Milli Eğitim birçok kuruluşla, İŞKUR’la Avrupa Birliği projeleri yaptık. Şöyle, genelde Halk Eğitim Merkezi, İŞKUR ve Milli Eğitim Bakanlığı’yla meslek edindirme projeleri gerçekleştiriyoruz. Bunun yanı sıra Avrupa Birliği projeleri izim için çok önemli, en son yaptığımız proje Konak Rotary Kulübüyle web tasarım masaüstü yayıncılık eğitimi yaptık. Evlerinden arkadaşlarımızın çalışabilecekleri home ofis meslekler edindirelim, bu konuda ne yapabiliriz diye düşündük. Burada amacımız evlerinden çıkamayan dezavantajlı gruplara, sadece engelliler değil, bizim eğitimlerimize herkes katılabiliyor, aynı şekilde dernek üyelerimiz de öyledir. Amacımız 36 kişiye her yıl bu alanda meslek edindirebilmekti.Bunun yanında projenin sürdürülebilirliği de önemliydi, çok büyük bütçeli bir proje bu. Büyükşehirden tutun da, Buca Belediyesi, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın içerisinde olduğu büyük bir proje.

Soru: Peki bu proje sizin derneğinizin girişimiyle mi gerçekleştirildi ?

H.K: Tamamen dernek yönetimimizin araştırmalarıyla, kurumlarla ilgili projelere teşvik ederek yaptık. Bu benim kendi fikrimdi, ülkemizde hala mimari engelleri aşabilmiş değiliz çünkü. Koşullar uygun olmadığı için evden dışarı çıkarken bile zorlanıyor arkadaşlarımız. Engellilik sadece bedende ya da zihinde olan bir şey değil, engellilik evde başlıyor. Örneğin uygun otobüs yoksa işe gidemem. Çok şükür bu projeyi tamamladık, yaklaşık 2 yıl oldu biteli. Şu anda derneğimize ciddi anlamda büyük bir bilgisayar laboratuvarı kaldı. Burada sertifika almış, eğitim görmüş kişiler E-KPSS’ye kodunu yazıp,benim mesleğim bu diyerek binlerce engellinin önüne geçmiş olacak. Çünkü mesleği olduğu için.

Soru: Bütün dezavantajlı gruplarla çalıştığınızı söylediniz. Bunlara örnek verebilir misiniz ?

H.K: Bu projenin içeriğinde kadın engelli bireyleri baz aldık. daha sonra bu projenin içeriğini genişleterek, maddi durumu kötü olan insanlardan tutun da, kimsesizlere, eğitim seviyesi düşük olanlara kadar herkesi almaya çalıştık. İlla derneğimize üye olmalarına da gerek yok, herkesi yararlandırmaya çalıştık.

Soru:Peki en çok hangi kurumlardan destek alıyorsunuz? Ya da öncelikli olarak destek beklediğiniz kurumlar var mı ?

H.K: Biz sivil toplum örgütüyüz, bizim olabildiğince siyasetle mesafeli olmamız gerekiyor. Şöyle ki herkese eşit mesafede olmamız gerekiyor. Çünkü bence sivil toplum kuruluşları siyaset üstü kurumlar. Ülkemizde buna birçok dernek uymuyor, yer tesisleri olsun, diğer destekler olsun, belediyelerle içli dışlı olmak gerekiyor. Ama normalde hepsine eşit mesafede olmak gerekiyor. Biz de belediyelerle, valilikle, bakanlıklarla iletişimde oluyoruz. İzmir Büyükşehir Belediyesi bize her anlamda destek oluyor. Yer tahsisinden tutun her konuda bize destek oluyorlar hem Buca Belediyesi hem Büyükşehir Belediyesi.  

Soru:Peki Buca’da, İzmir’de ve Türkiye’de engelli olmak nasıl bir şey sizce?  Engellilerin hayata daha kolay adapte olmaları için siz dernek olarak neler yapacaksınız?

H.K: Biz kesinlikle öncelikle eğitim diyoruz. Çünkü benim eğitimimi güzel almam lazım, meslek edinmem lazım. Temelden başlamak gerekiyor, bütün erişilebilirlik standartlarını geliştirmek lazım. Ülkemizde 5378 sayılı kanun var. Eşilebilirlik standartlarına uygun hale getirilmesi gerekilen bütün kurumlar, bütün iş yerleri, kamuya hizmet veren bütün kurumlar buna uymak zorunda. Kaç yıl geçti kanun çıkalı hala bu tam anlamıyla hayata geçmiş değil. Engellik zor, bizim ülkemiz de daha da zor. Birçok şeyi aşmaya çalışıyoruz. İzmir bu konuyu bir nebze olsun aştı. Söyle söyleyeyim İzmir’de yüzde 95 oranında ulaşım sorununu çözdük, yaptığımız görüşmelerle, Büyükşehir Belediyesi’ne alınan engelli ulaşım araçlarıyla. Kırsaldan birçok ilçeye kadar engelli otobüslerimiz var ama bunun yanı sıra tabi hala çok eksiğimiz var. Yollarımız, uygun olmayan kaldırımlar, giremediğimiz kurumlar var. Yani ülkemizde engellilik zor ama dediğim gibi İzmir bunu bir nebze olsun aşmış durumda. Neden diyeceksiniz İstanbul’dan, Konya’dan, Eskişehir’den ailesiyle Buca’ya gelen insanlar var. Bizim burada yaptığımız çalışmaları internet ortamından görmüş ve ciddi anlamda bunların kendisine katkı sunacağını düşünmüş. Nitekim de öyle oldu. E-KPSS kurslarımız için birçok farklı kategori bile açıyoruz. Ve derneğimizin bu imkanları sayesinde şu ana kadar 87 tane devlet memuru olan çocuğumuza katkı sunduk.

Soru: Şu an öncelikli olarak gerçekleştirmek istediğiniz projeleriniz var mı ?

H.K: İki tane proje üstünde çok duruyorum. Birincisi Buca’yı pilot bölge olarak düşündüğüm, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’yle yapacağımız bir proje. İlkokul çağındaki çocuklarımıza engellilik ile ilgili eğitim vermek. Bize çocukken karikatürlerle trafik dersi veriliyordu. Onlar bilinçaltımızda yer ediniyor. Yani çocuklara engellilik bilincinin aşılmasını küçük yaşlarda anlatmak lazım. Engelliliğin kötü, ayıp ya da cezalandırıcı bir şey olmadığını anlatmak lazım çocuklara. İlçe Milli Eğitimle bir pilot bölge seçip bu projeye başlamak istiyorum. İkincisi de, bizim Buca Engelliler Derneği olarak yıllardır gerçekleştirmek istediğimiz bir şey var. O da nasıl yaşlı, kadın, çocuk sayımlarımızı yapıyoruz, durumlarını biliyoruz. Bununla ilgili bilhassa engelliler özelinde demografik durumun çıkarılmasını istiyoruz. Mesela bir adreste oturan engelli bireyin maddi durumu, eğitim seviyesi, ailedekilerin eğitim seviyesi, bunların hepsini veri tabanında toplayıp, o kapı numarasında oturan bireyin her durumunu görebileceğiz. Oldu ki iş fırsatları yaratıldığında ya da gerekli sosyal yardımlar olduğunda, o kişinin kriterlerine uygunsa direkt o kişiyi yönlendirmeyi planlıyoruz. Bu ciddi bir çalışma gerektiriyor. Buca nüfusu en kalabalık ilçe, o yüzden bunun çalışmasını bir şirketle ya da belediye ve üniversitelerle tamamen profesyonel, veri tabanı oluşturacak şekilde yapmak istiyoruz. Derneğimizde herkes gönüllülük esasıyla çalışıyor. Zaten gönüllük olmadan bu işler olmaz.

Soru: Biliyorsunuz bu hafta engelliler haftası, bu haftaya özel bir planınız var mı? Bu haftaya özel insanlara ne söylemek istersiniz ?

H.K: Bir defa şuna açıklık getirelim 10-16 Mayıs sadece Türkiye’de kabul edilen bir hafta. Uluslararası olarak kabul edilen gün 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’dür. Biz kutlamaya karşıyız, biz olaibldiğince farkındalık yaratmaya çalışıyoruz. Son 3-4 yıla bakacak olursak 3 Aralık’larda İzmir’de 166 tane engelli derneği var bunlardan yaklaşık 50 tanesi aktif dernek. Bunlarla koordineli çalışıyoruz. Son 3 Aralık’larda biz farkındalık yürüyüşleri yaptık. Hiçbir şekilde siyasetle işi olmayan kurumlar oluyor içinde ve birçok devlet memurumuz yürüyüşümüze katılabiliyorlar. Son 4 yıldır biz bu yürüyüşleri yapıyoruz. Amacımız şu, Cumhuriyet Meydanı’ndan Konak’a kadar yürüyüp, Konak’ta Valilik, Büyükşehir, Başbakanlık Ofisi eski yeri, orada sözümüz birimize değil hepinize diyip, basın açıklamamızı yapıp farkındalık yaratmak. Çok ciddi de ses getirdi. Geçtiğimiz 3 Aralık’ta yaptığımız yürüyüş Türkiye’de engelliler kitlesi olarak bugüne kadar toplanmış en büyük kitleydi, 1200 kişiye ulaştık. Biz insanları birlik olmaya teşvik ediyoruz, kesinlikle bireysel olmasınlar sivil toplum kuruluşlarına yönelsinler. Engelli olmayı kimse istemez ama mevcut bir durum varsa bu durumla mücadele etmeyi, savaşmayı öğrenmesi gerekiyor birçok arkadaşımızın. Ailelerin de ciddi anlamda eğitime ihtiyacı var, gelsinler biz her konuda destek oluruz.

Soru: Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

H.K: Eğitimlerimize katılsınlar, bizim burada eğitim alan arkadaşlarımızın meslek sahibi olmaları çok çok kolaylaşıyor. Ve ciddi anlamda, olabildiğince de çalışmaya, asosyal bir hayat sürmemeye gayret göstersin engelli çocuklarımız ve aileleri. Belediyelerimizin, kurumlarımızın çok farklı çalışmaları var engellilerle ilgili, gitsinler görüşsünler. Muhakkak ve muhakkak STK’larla hareket etsinler. Çünkü tek başınıza hiç kimse, bir çaba içinde olsanız bile ciddiye almayabiliyor.

Röportaj: İZGEN GÖKÇE
Fotoğraf: MEHMET KOCABIYIK

POPÜLER FOTO GALERİLER
POPÜLER VIDEO GALERİLER

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız. Marmaris Web Rehberi