Yerelin Sesi

Deniz Şaman’ın kaleminden: 30 Ağustos Ve Z Kuşağı

Deniz Şaman’ın kaleminden: 30 Ağustos Ve Z Kuşağı
Deniz Şaman
Deniz Şaman( samandenizofficial@gmail.com )
29 Ağustos 2021 - 12:20

Deniz Şaman’ın kaleminden: 30 Ağustos Ve Z Kuşağı

Zümrüdü Anka kuşu gibi kendi küllerinden doğmak…

Parsel parsel parsellenmiş ve yok olmaya, esir olmaya ramak kalmışken halkın yüreğinde küçücük bir kıvılcım yakıp o kıvılcımı aleve, o alevi de mahşeri bir yangına çevirmeyi başaran küçük ama dev bir adamın önderliğinde ulusun her sathına yaymayı başarmak.

İşte o küçük dev adamdır ki Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kurulması için her şeyini ortaya koymuş bu ülkenin küllerinden yeniden doğmasını sağlamıştır.

O adam Mustafa Kemal Atatürk’tür.

Ülke küllerinden doğdu doğmasına ama bu ülkenin emeklemeye, yürümeye ve büyümeye ihtiyacı vardı ve çok hızlı bir şekilde de bunu gerçekleştirmesi gerekiyordu.

Tam da bu noktada yine Mustafa Kemal Atatürk gençliğin beklediği ilk vazifeyi verdi:

 ‘’ATATÜRK’ÜN GENÇLİĞE HİTABESİ

Ey Türk gençliği! Birinci vazifen; Türk istiklalini, Türk cumhuriyetini, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.

Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dâhilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklal ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin. Bu imkân ve şerait, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklal ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dâhilinde iktidara sahip olanlar, gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri, şahsi menfaatlerini müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakruzaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir.

Ey Türk istikbalinin evladı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk istiklal ve cumhuriyetini kurtarmaktır. Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur.’’

Bu vazifeye de gençlik Faruk Nafiz ÇAMLIBEL ve Behçet Kemal ÇAĞLAR’ın dizeleri ile

‘’10. YIL MARŞI

Çıktık açık alınla on yılda her savaştan;
On yılda on beş milyon genç yarattık her yaştan;
Başta bütün dünyanın saydığı başkumandan,
Demir ağlarla ördük anayurdu dört baştan.

Türk’üz: Cumhuriyet’in göğsümüz tunç siperi;
Türk’e durmak yaraşmaz, Türk önde, Türk ileri!
Bir hızda kötülüğü, geriliği boğarız,
Karanlığın üstüne güneş gibi doğarız.

Türk’üz, bütün başlardan üstün olan başlarız;
Tarihten önce vardık, tarihten sonra varız.
Türk’üz: Cumhuriyet’in göğsümüz tunç siperi;
Türk’e durmak yaraşmaz, Türk önde, Türk ileri!

Çizerek kanımızla öz yurdun hartasını,
Dindirdik memleketin yıllar süren yasını;
Bütünledik her yönden istiklâl kavgasını…
Bütün dünya öğrendi Türklüğü saymasını!

Türk’üz: Cumhuriyet’in göğsümüz tunç siperi;
Türk’e durmak yaraşmaz, Türk önde, Türk ileri!
Örnektir milletlere açtığımız yeni iz;
İmtiyazsız, sınıfsız, kaynaşmış bir kitleyiz:

Uyduk görüşte bilgi, gidişte ülküye biz.
Tersine dönse dünya yolumuzdan dönmeyiz.
Türk’üz: Cumhuriyet’in göğsümüz tunç siperi;
Türk’e durmak yaraşmaz, Türk önde, Türk ileri!’’ İle cevap verdi.

 

İşte bu vazifeyi şiar edinen Türk gençliği ülkenin inşasında, savunmasında gelişmesinde kanını da canını da çekinmeden feda etmeyi bildi. 50’ler, 60’lar, 70’ler dış ve iç düşmanlarla, sağ – sol çatışmalarıyla geçti. Ama iş ülkenin birliğine, dirliğine geldimi her şey unutulup yekvücut olundu. Ama ülkenin büyümesini, gelişmesini istemeyen düşman sadece dışarda değildi ki; içerdeki düşman daha büyük bir tehditti. 80’lerde darbeyle birlikte bilinçli gençliğin yerine bilinçsiz – kayıp bir gençlik kuşağı yaratıldı. Ardından 90’lar da da devam ettirildi bu bilinçsizlik ve 2000’ler sonrası bilinçsiz bırakılan gençlik kendi küllerinden doğarcasına yeniden bilinçlenmeye, kendini geliştirmeye ve Atasının ona verdiği vazifeyi hatırlamaya başladı. Bilim gibi, teknoloji gibi evrildi ve ayağa kalkmanın, sesini haykırmanın sadece sokaklarda olmadığını, teknolojinin de bir ses duyurma aracı olabileceğini net bir şekilde gösterdi. Ve göstermeye de devam ediyor.

Şimdiki gençliğe konulan isim ise kendi söyledikleri şekli ile Z KUŞAĞI. Ve ayakta alkışlanacak şeyler başarıyorlar.

VE O Z KUŞAĞI BUGÜN OTURDUĞU YERDEN BİLE OLSA BIRAKIN ÜLKEYİ TÜM DÜNYAYI ÖRGÜTLEYEBİLİYOR VE ATASININ KENDİLERİNE VERDİĞİ VAZİFEYİ LAYIKI İLE YAPMAYA ÇALIŞIYOR.

O YÜZDEN KALBİM DE BEYNİM DE RAHAT. BEN ONLARA SONUNA KADAR GÜVENİYORUM. BIRAKIN GENÇLİK GELİŞSİN, KENDİNİ GELİŞTİRSİN VE TEKNOLOJİ İLE SONUNA KADAR HAŞIR NEŞİR OLSUN.

OLSUN Kİ ÜLKE İÇİN GELEBİLECEK HER TÜRLÜ DIŞ VE İÇ TEHDİTE KARŞI YEK VÜCUT HAREKETE GEÇEBİLSİN.

Tüm ülkemin 30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI KUTLU OLSUN.

Deniz Şaman

 

POPÜLER FOTO GALERİLER
POPÜLER VIDEO GALERİLER

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız. Marmaris Web Rehberi