Yerelin Sesi

Tüm Dünyayı Etkisi Altına Alan
COVID-19 Salgınında SON DAKİKA Gelişmeleri

Çocuklarımız, ‘Bakkal Amca’ların Hesabını Soracak

Çocuklarımız, ‘Bakkal Amca’ların Hesabını Soracak
Nurdan Çakır Tezgin
Nurdan Çakır Tezgin( ascifok@gmail.com )
733 views
28 Haziran 2020 - 9:26

Aşçı Fok Yazıyor
Nurdan Çakır Tezgin

Çocuklarımız, ‘Bakkal Amca’ların Hesabını Soracak

 

Vaktiyle bizim kuşağın lâyığıyla yaşadığı bir hak vardı; “Bakkal Amca hakkı”.

Şimdilerde giderek yok olan mahalle bakkallarımız ve bakkal amcalarımız vardı çocukluğumuzda.

Gün gelecek çocuklarımız ve torunlarımız; Bakkal Amcalarımıza ne yaptınız?” diye hesap sorarlar mı acaba? Biz, o hassasiyette ve bilinçte çocuklar yetiştirmeyi becerebildik mi gerçekten!

Bizim kuşak, bakkala gitmelerin tadını doyasıya yaşadık. Anne ve büyükannelerimiz, evlerin en büyük çocuklarını gönderirdi bakkala. Büyük çocuk biraz irileşip serpilince bakkala gitme sırası ondan sonraki küçük kardeşe geçerdi.

Alışverişten artan yirmi beş kuruşlarla sakız şekerleme alabilmek için uçarak giderdik bakkala. Olası Bakkal Amca ikramlarından nasiplenebilmek de çabası…


Bazen de ders çalışmaktan kaçma ve sokağa çıkmanın bahanesiydi bakkala gitmek. Soğuk kış günlerinde paltolarımızı sırtımıza geçirip, ellerimiz üşüyerek ekmeğin ucunu ısırıp dişlediğimiz çocukluk günlerimiz. Bakkala gönderildiğimizde oyuna dalarak patlayan kese kağıttaki pirinci sokağa döktüğümüz en masum zamanlarımızdı o günler…

Pirinç unuyla, nişastayı karıştırdığımız, 250 gram ile 150 gramı tam da ezberlediğimizi sandığımızda bakkalın kapısına varınca aniden aklımızdan uçuveren teneke peynirinin gramajı! Ah neydi, 250 gram mıydı, yarım kilo muydu kış helvasının miktarı, yoğurt kaymaklı mı yoksa kaymaksız mı olacaktı? Tahin pekmez kaçar gramdı ay şimdi aklımdaydı! Ne zor şeydi o gramajları akılda tutmak Tanrım!


Ne güzel kokardı çocukluğumuzun bakkal dükkânları…

Tarçın, karanfil kokusu ekşi yoğurt ve turşu suyuyla pastırma sucuk kokusuna karışırdı. Bazı bakkal dükkânlarında gaz yağı ve açık klorak da satılırdı ve sizden önceki müşteri gaz yağı klorak filan aldıysa bakkalın içi de yoğun kokardı.

Güngörmüş bakkal amcalar şeker, un, pirinç ve bakliyat çuvallarını gaz bidonunun yakınına koymazlardı ki hububatlar kokulardan etkilenmesin. Annelerimizin gözünden kaçmazdı bu hassasiyet ve gaz kokan toz şeker mutlaka geri gönderilirdi biz çocuklarla.

Bütün kokuların biri diğerine karıştığı bakkal dükkanlarını yad etmek de güzel, tıpkı eski bir dostu anar gibi. Çocukken adımımı atar atmaz, bakkaldaki o bildik kokuyu duyumsamak gizli bir iyilik mi verirdi bilmem, ama bakkal Hasan Amca’yı, Hüseyin ve Necati amcaları şeker hububat tartarken seyretmek bir hoşuma giderdi ki…

Hele ki tenekeden peynir kesişleri, yoğurt tepsisinden geniş ağızlı yoğurt kepçesiyle yoğurt alışları öyle ustaca olurdu ki, evde olsa hiç özenmeyeceğim yiyeceklere bakkal amcada görünce özenirdim…

Ellerinin altında rengi belli olmayan bir havluları olurdu hep, her yiyecek ölçüp tarttıklarında ellerini o havluya silerler, sonra da kalemi ellerine alıp defterde hesap yapar, para üstü alıp verirlerdi. Biz mutlaka peşin parayla alırdık yiyeceklerimizi, babam bakkala borç yazdırılmasına şiddetle karşı çıkardı ve belirli aralıklarla bu konuda bize söylev çekerdi.

Kaç tane bakkal amca var aklımda? Hepsini hatırlamıyorum, her taşındığımız evin ilk tanıştığımız mahallelisi ille de o semtin bakkalı olurdu. Ondan sonra sıra kasap, manava gelirdi… Mahalleye ilk taşınan ailelerin çocuklarını mahalleye ısındırmak, ikram ettiği şekerlerle bakkal amcanın toplumsal göreviydi sanki.

Bütün bakkal dükkânlarının ortak bir yerleşim düzeni vardı aman ha şimdiki zincir marketlerin düzeniyle karıştırılmasın, eski bakkallarınki çok farklıydı; şeker, şekerleme ve piralin, çikolatin kavanozları mutlaka müşteriyle bakkal amca arasındaki en görünür cazip yerde olurdu.

Gözlerimi kavanozlardan alamazdım, şeker kavanozunun kapağını açıp küçük şeker kepçesinin ucuyla Sütlü Erden şekerleri ya da nane şekerinden bir tane ikram eden bakkal amca birden bire en sevdiğim amcam olurdu.

Bizim bu anılarımızı okuyan gelecek nesiller, gün gelip sormayacaklar mı “ne yaptınız bakkal amcalarımıza” diye. Kendi çocukluk anılarımızı belki de sırf bu yüzden yazmaya devam etmeliyiz. Evet, sırf bu yüzden…

POPÜLER FOTO GALERİLER
POPÜLER VIDEO GALERİLER

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.