Yerelin Sesi

Tüm Dünyayı Etkisi Altına Alan
COVID-19 Salgınında SON DAKİKA Gelişmeleri

Çanlar, İzmir İçin Çalıyor

Çanlar, İzmir İçin Çalıyor
6.544 views
23 Mayıs 2020 - 15:57

Çanlar, İzmir İçin Çalıyor

 

Haber: Murat ERVİN

Çeşme Dalyan Burnu, Gediz Deltası, Bornova Karaçam, Doğanbey Burnu, Selçuk ve Şirince’nin de olduğu bölgelerde koruma statüsü 3’üncü dereceye düşürüldü. Böylece konut, ticaret alanları, turizm tesisleri, maden ve jeotermal aramasının önü açıldı. Akdeniz Foku başta olmak üzere korunması gereken su kuşlarının da neslinin tehlikeye girebileceği belirtildi.

Salda gölü, Ölüdeniz ve Narman Kanyonu gibi doğal alanlardaki tahribat gözleri yeşilin ve denizin birarada olduğu İzmir’e çevirdi. Koruma dereceleri düşürülerek Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı ilan edilen; Çeşme Dalyan Burnu, Gediz Deltası, Bornova Karaçam, Doğanbey Burnu, Selçuk ve Şirince’nin de yakın zamanda benzer akibeti yaşayabileceği belirtildi.

Yüzeyindeki kumların 500 milyon yılda oluştuğu ve bu kumların Mars toprağıyla benzer özelliklere sahip olduğu belirtilen Salda Gölü’ne dozerlerin, kamyonların girerek buradaki toprağı götürmeleri tepkilere neden olmuştu. Tepkilerin ardından taşınan kumlar geri getirilirken bu kez de Sivas Gökpınar Gölü, Erzurum Narman Kanyonu, Muğla Ölüdeniz ve Kayaköy’de benzer durumlar yaşandı. İzmir’deki Şehir Plancıları, bu duruma geçtiğimiz Mart ayında yürürlüğe giren ‘Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmelik’in neden olduğunu; İzmir’in de benzer durumu yaşayabileceği, tehlike çanlarının İzmir için de çalmaya başladığını söyledi.

“CUMHURBAŞKANI BELİRLİYOR”

Korunan alanların tespitinin önceki yıllarda belirli ekolojik ve bilimsel araştırma raporlarına göre belirlendiğini söyleyen palnlamacılar, “Şimdi de rapor hazırlandığı söyleniyor fakat bunlar kamuoyuyla paylaşılmıyor. Kesin Korunacak Alanlar, Cumhurbaşkanlığı tarafından belirlenirken, diğer koruma stütüleri Bakanlar Kurulu onayına bağlı” dedi. Bir yerin koruma derecesinin düşürülerek veya kaldırılarak bakir alanlara istenirse gökdelen bile dikilebileceğini kaydedilirken, Sürdürülebilir Kalkınma ve Kullanım Alanları’na ticaretten turizme, jeotermalden maden aramaları ve iskeleye kadar her türlü yapılaşmaya açık olduğunun da altı çizildi.

ALTI BÖLGE TEHLİKEDE

İzmir’deki 6 bölgenin Salda Gölü’nün yaşadığı süreçleri her an yaşayabileceğini belirten Şehir Planlama Uzmanları, “Dalyan Burnu, Gediz Deltası, Bornova Karaçam, Ürkmez – Doğanbey Burnu, Selçuk ve Şirince, ‘Sürdürülebilir ve Kotrollü Kullanım Alanı’ yapıldı. Doğanbey’de 1. Derece Koruma statüsündeki yerler ve plajların 3. Dereceye indirilmesiyle denize iskele yapılmasının önü açıldı. Selçuk’ta Pamucak ve Şirince gibi alanlarda da önümüzdeki günlerde yapılaşmanın hazla arttığını görebiliriz” dedi.

SÖZLEŞME ‘KORUYUN’ DİYOR

Çeşme Turizm Geliştirme Bölgesi olarak ilan edilen alanın bugüne dek korunmuş tek bakir bölge olduğunun da altını çizen uzmanlar sözlerini şöyle sürdürdü: “O bölge, mağaralarda yaşayan Akdeniz Foku’nun da yaşam alanı. Yine Çeşme’deki 3 küçük adacığın da Kesin Korunacak Alan olması gerekirdi. Çünkü o adacıklar, su kuşlarının üreme bölgesi. Yine havalimanı ile otoban arasındaki bölgede, Bern Sözleşmesi’ne göre korunması gereken kuş türleri bulunuyor. Ama yapılan değişiklikle buraları yapılaşmaya açılmış oldu. Foklar ve kuşlar da buradan giderse bir daha geri gelmezler, belki de bazı kuş türlerinin soyları bile tükenebilir.

BATAKLIĞIN DA SEVİYESİ DÜŞÜRÜLDÜ

Gediz deltası ise dünyaca ünlü ve mutlaka korunması gereken İzmir’in değeri. Ama Çiğli bataklığının olduğu kısma, daha düşük koruma statüsü verilerek yapılaşmaya açma düşüncesi oldu. Çeşme gibi o bölge de, nesli tükenmekte olan kuşların üreme bölgesi. Kuşların ürediği bölgeler daha kıymetli oluyor. Oradaki habitat, deltanın farklı bir yerinde yok, sadece o noktada var.

“DİNAMİT DE PATLATILABİLİR”

Tuz Gölü’ne üremeye gelen filamingolar ve yavruları yapılan çalışmalar neticesinde sulak alanların yok olmasından dolayı susuzluktan öldü. Bu olayların ardından filamingolar, İzmir’de Gediz Deltası’nı kendilerine uğrak yeri olarak seçti. Filamingo sayısının arttığı Delta, böylece daha da önemli hale geldi. Fakat, Kuşcenneti’de kapsayan Gediz Deltası’nın Sürdürülebilir ve Kontrollu Kullanım Alanı haline getirilmesiyle burada madencilik çalışmaları yapılabilir, arama çalışmalarında dinamit bile patlatılarak Cehennem’e çevirebilirler; çünkü yasa buna izin veriyor.

MERYEM ANA’YA KOMŞU GELİR

Doğanbey ise, aynı zamanda jeotermal bölgesi olduğundan burada jeotermal su kaynağı aramak istiyorlar. Eğer buna izin verilirse sondaj çalışmaları başlayacak ve bu bölgedeki adacıklar bile tehlike altına girer. Selçuk’ta ise Şirince ve Pamucak’ta koruma statüleri düşürülerek yapılaşmanın önü açıldı. Sazlıkların olduğu ve sulak alan sınırında olan kısımlar bile sürdürülebilir koruma alan kapsamına alındı. Bu gidişle Meryem Ana Evi bile sokak arasında evlere komşu hale gelecek.”

“MAHMEKE KARARI DA YETMİYOR”

Önceki yıllarda mahkemelerin açılan itiraz davalarında ilk önce Durdurma kararı verildiğini açıklayan uzmanlar, “Şimdi ise mahkeme kararı kesinleşene kadar herşey devam ediyor. Örneğin Kuşcenneti’nin de yer aldığı Gediz Deltası’na da tıpkı Salda Gölü’nde olduğu gibi birisi dozerlerle, kamyonlarla girip inşaata başlasa, sivil toplum örgütleri de hemen dava açsa bile dava devam ettiği sürece orada çalışmalar sürüyor. Mahkeme süreci bizim lehimize sonuçlansa dahi belediye bu yerin ruhsatını iptal edip yıkım kararı çıkarmaktan imtina ediyor. Belediyenin bu tavrına karşı dava açmak istediğinizde ise sizin dava konusu olan yerde mülkünüz yoksa hakimler bu davayı kabul etmiyor. Belediyeler bu süreçlere seyirci kalmayı tercih ediyor” ifadelerini kullandı.

“İTİRAZLAR ZORLAŞTIRILDI”

Cumhurbaşkanlığı kararnamelerine itiraz süreçlerinin çok daha zorlu olduğunu söyleyen şehir planlama uzmanları, “Koruma derecelerindeki değişim için itiraz yaptığınızda eğer söz konusu bölge bir kaç ilçenin sınırlarındaysa her ilçe sınırı için ayrı dava açmanız gerekiyor. Açılacak her dava için ayrı ayrı bilirkişi ücreti, ulaşım ve yemek giderlerini karşılamanız gerekiyor. Bu masrafları karşılayamadığı için çevre ve doğa dernekleri dava açamaz hale geldi” dedi.

 

POPÜLER FOTO GALERİLER
POPÜLER VIDEO GALERİLER

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.