Yerelin Sesi

Aydın Özcan; “Hiçbir Rantla Bağlantısı Olmayan Kişilerin Belediye Başkanlığı Yapması Lazım”

Aydın Özcan; “Hiçbir Rantla Bağlantısı Olmayan Kişilerin Belediye Başkanlığı Yapması Lazım”
17 Ocak 2019 - 13:44

CHP’den İzmir Büyükşehir Belediye Başkan aday adayı Av. Aydın Özcan ile adaylık sürecini ve projelerini konuştuk.

İzmir Barosu eski başkanı Av. Aydın Özcan,  gazetemiz muhabirlerinden Azize Mert’in sorularını yanıtladı.

Sizi tanıyabilir miyiz ?

1968 Yunanistan Dedeağaç doğumluyum. Batı Trakya Türklerindenim. İlkokulu Yunanistan Türk Azınlık Köy İlkokulu’nda okudum. Liseyi İstanbul’da okumak istedim ve 1981 yılında babamla birlikte İstanbul’a geldik.  İstanbul’da yatılı okullara alınmadığım için İzmir’e geldik. Buca Lisesi, Karabağlar Cumhuriyet Lisesi, Suphi Koyuncuoğlu Lisesi’ne gittik onlar da almadılar. En sonunda babam Milli Eğitim Bakanlığı’na gitmeyi akıl etti. Milli Eğitim Müdürü bizi Karabağlar Cumhuriyet Lisesine gönderdi. On beş gün gecikmeli olarak ancak kaydımı yaptırabildim. Lise öğrenimimi İzmir’de tamamladım.  1987-1991 İstanbul Hukuk fakültesini dört yılda bitirdim. Avukatlık stajımı Bursa’da yaptım. Staj sürem boyunca çok çalıştım; mesleğimin tüm inceliklerini öğrendim, özgüven kazandım.  Staj yaptığım yerde ciddi rakamlar ile kalma teklifi aldığım halde mesleğimi İzmir’de yapmaya karar verdim.

İzmir’e geldim Konak’tan bir büro tutarak sıfırdan başladım. Dürüst çalıştım birçok müvekkil, birçok dost edindim.

Yıllar sonra mesleğimde zirveye geldim. Baro başkanlığı yaptım. 2002 yılında Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği başkanlığına getirildim. 2015 yılına kadar Dernek başkanlığına devam ettim. 2005’te CHP ye üye oldum.  2007 de 11. Sıradan Milletvekili olarak aday gösterildim son sıralarda olduğum için seçilemeyeceğimi bildiğim halde çok çalıştım. 2008-2009 da CHP il yöneticisi oldum. 2009 yerel seçimlerinde il hukuku komisyonu başkanı oldum. Meslektaşlarımla birlikte çok aktif bir şekilde çalıştık. 2008 de Aziz Kocaoğlu’nu, 11 ilçe başkanını ve 25 Balkan Derneğini Yunanistan’a götürdük çok başarılı bir gezi oldu. 2011 yılında 7. Sıradan milletvekili adayı oldum. 7. Sıra balıksırtı bir sıraydı. 2014 te İzmir Barosu Başkanlığı’na seçildim. 2016 da ikinci kez baro başkanı seçildim. Baro Başkanlığı görevim süresince birçok çalışma yaptım. STK’lar ile çok güzel çalışmalar yaptık. Avrupa Parlamentosunu, Strazburg Barosu’nu ziyaret ettik.

 

İzmir Barosu Başkanlığı görevinden sonra Belediye Başkan aday adayı olma düşüncesi nasıl oluştu?

İzmir Barosu Başkanı olmaya aday olduğumda etik kurallara uyacağımı söylemiştim. İzmir Barosu’nda iki dönemden fazla başkanlık yapmama etik kuralı vardır. 3. Dönem de aday olmayacağımı ilan ettim.

Sonuç olarak ben siyaset yapmak istiyorum. Siyaseti halka hizmet olarak gördüğüm için siyaset yapmak istiyorum. İl yöneticiliği yaptığım dönemde partiden nemalanmayı hiç düşünmedim.

Arkadaşlarım bunu fark etmiş. Ben siyasete bu gözle bakıyorum. 2005 CHP’ deyim hiç kimse diyemez Aydın Özcan şu işi istedi şuraya adam soktu. Ben siyaseti halka hizmet için yapmak istiyorum. Milletvekili adayı olduğum dönemde;  İzmir’e, Türk halkına nasıl yardımcı olabilirim? Nasıl doğru siyaset yapabilirim? Halkın haklarını mecliste nasıl savunabilirim? Hep bunları düşünürdüm. Baro Başkanlığı dönemimde,  STK’ lar ile iyi ilişkiler içerisinde olduk, mümkün olduğunca onların yanında olduk ve destek verdik.

Belediyeciliğin de halk ile birlikte, STK’lar ile birlikte yapılması halinde çok başarılı olunacağını düşündüm.

Neden olmasın dedim. Bir Belediye Başkanı olarak İzmir halkına çok değişik hizmetler sunabiliriz. İzmir’in sorunları var. Bu sorunları takip ettiğimiz davalarda daha güzel hissettik. Mesela çevre sorunu. Söküm için getirilen gemilerde bulunan yakıtlar ile ilgili sorunu ele aldık. Yakıtlar piyasaya sürülüyor.  Sızıntılar yüzünden çevre zarar görüyor. Taş ocakları var bunlarla mücadele edilmesi gerekiyor. Her hafta sonları dağ yürüyüşlerine çıkarım. Dağ yürüyüşüm sırasında Kavacık Köyü’nün tepesinde mermer fabrikası olduğunu gördüm. Kavacık üzümünün tepesine mermer tozu yağıyor. Bu sorunu Milletvekilimize ilettim ve meclis gündemine girdi.

Bunlarla mücadele etmek gerekiyor. İzmir’de çevre sorunu ile mücadele edecek bir Büyükşehir Belediye Başkanı’na ihtiyaç var. Ve bu Büyükşehir Belediye Başkanı’nın STK’lar ile birlikte mücadele etmesi gerekir. Biz Baro ’da iken kadın hakları ve çocuk hakları ile ilgili sorunlarla çok mücadele ettik.  Adliyede kadınlara küçük küçük özel odalar yaptık. Çocuk Hakları Merkezi’ni Baro’dan alıp adliyeye taşıdık. Büyükşehir’in ESHOT, Metro, İzban gibi billboardlar gibi imkânları var. Bu imkânları kullanarak kadına şiddeti önleyecek, halkı bilinçlendirme çalışmaları yapalım dedik. Yaşar Üniversitesi ile birlikte küçük bütçelerle, meslektaşlarımızın oynadığı kısa filmler yaptık. Kadının yaşadıklarını, alt yazı filmlerle anlatmaya çalıştık. Aziz Kocaoğlu ile protokol yaptık. Kısa bir süre de olsa adliye yakınlarındaki bilboardlarda yayınlandı. Büyükşehir Belediyesi toplumsal yara olan olayları halkın bilinçaltına yerleştirerek birçok olayı önleyebilir.

Çevre sorunlarında STK’larla birlikte hareket edilmeli. İzmir’i daha yeşil yaşanabilir bir yer yapmamız lazım. Çevreci bir belediye başkanı, halkı da yanına alarak çevre örgütlerini, meslek odalarını, baroyu yanına alırsa İzmir’i çevreci bir şehir yapabilir.  Denizlerdeki balık çiftliklerini bile kaldırabilirsiniz.

Hafta sonu gittiğim dağ yürüyüşünde Kemalpaşa’da bir köylü ile konuştum. Kiraz ağacını yakıyor. Son 2 yıldır devletin bize verdiği ilaç yüzünden 2 yılda ağaç kuruyor. Tarım Bakanlığı’ndan ya da Belediye’den hiç kimsenin gelmediğini söyledi. Eğer siz gezmezseniz, halkın içinde olmasanız halkın sorunlarına müdahil olmazsanız, bilemezsiniz.

Siyasetçinin yalnız dolaşması gerekiyor. Ben bunu baroda anladım. Baroda meslektaşlarımız bile odaya geldiğinde 3-4 kişi olduğunu gördüğünde sorununu söylemeden çıkıyordu. Bunu fark ettikten sonra baro da yalnız dolaşmaya başladım. Belediye Başkanı’ da yanında halkla iletişimini engelleyecek insanlar olmadan kısıtlı sayıda insanla birlikte bir ya da iki kişi ile dolaşıp halkın derdini birebir görmesi ve dinlemesi  ve çözmesi gerekir. Bu şekilde bir belediyecilik yapmayı ve halkın sorunlarını çözüm bulmayı hayal ettiğim için yerelde siyaset yapmaya karar verdim ve aday adayı oldum.

İzmir’in en önemli sorunları sizce nelerdir?

“Birinci sorun çevre, ikinci sorun Trafik”

Trafik sorununu hallederseniz çevre sorununu da bir nebze halletmiş olursunuz. İzmir gibi büyük bir şehirde Belediye Başkanı’nın trafik konusunda da çevreci olması gerekir.

Yeşildere’de trafikte ilerlerken kamyonun fabrika bacası gibi duman çıkararak geçtiğini gördüm. Polise bilgi verdiğimde kamyonun belediyenin olduğunu söyledi. Duyarlı bir Büyükşehir Belediye Başkanı, İl Trafik müdürü ile görüşüp bu konuyu çözüme ulaştırabilir.

Örneğin sabah ve akşam saatlerinde Buca-Gürçeşme yolu dört şeritli yol iken iki şeride düşüyor. Trafiğin yoğun saatlerinde parka izin verilmemesi gerekir. Dur kalk yapan araçlar, hava kirliliği ve yakıt sarfiyatına sebep oluyor. Bir de çöp konteynerleri yola taşıyor. Metronun Dokuz Eylül Üniversitesine bağlanması, Urla’da ki üniversitelere kadar uzatılması lazım. Sorunları görüp, İzmir trafiğini açacak çözümler bulmak gerekir.

Kadına şiddet devam ediyor. Çocuklara cinsel istismar devam ediyor. Sığınma evleri, Çocukların barınma sorunlarına imkânlar sunulabilir. Gençlerin önünü açacak çalışmalar yapmamız lazım.

“İzmir’in en önemli sorunlarından biri de Turizmden yararlanılamaması”

Benim iddiam şu. İzmir’i uluslararası bir kent yapacağız. İzmir’i ticaretin merkezi yapacağız hatta Balkanların ve Avrupa’nın Antalya’sı yapacağız.  İzmir’i Balkan ülkelerindeki şehirler ile hemen kardeş yapabiliriz. İzmir’i kalkındıracak reklamlar yapabiliriz. İzmir’in Alaçatı’sı, Çeşme’si, Meryemana’sı, Şirince’si, Agamemnon Kaplıcaları var.

İzmir Büyükşehir Belediye başkanı olduğumda, iddia ediyorum ki; Yunanistan, Bulgaristan,  Makedonya, Bosna, Romanya, Arnavutluk, Kosova ve diğer Avrupa şehirleriyle kuracağımız ilişki sayesinde İzmir’i turizmin ve ticaretin merkezi yaparız. Turizmi geliştirdiğinizde iki yüz iş kolunu da geliştirirsiniz. Gençlere ekmek kapısı açılır. İzmir yıllardan beri ucuz bir şehir ve bunun olumlu ve olumsuz yanları var. İzmir’i turizm merkezi yaptığımızda bütün meslekler kazanır. Cazibe merkezi olur. Her sektör kazanır. Hepsini yapabiliriz. Gerçekten İzmir’in ticaret merkezi olmak için potansiyeli var. Nasıl iç siyasette vatandaşa dokunuyorsanız, Uluslararası siyasette de belediyecilikte de insanlarla olan ikili ilişkileriniz birçok kapıyı açar. Biz bunu laf olsun diye söylemiyoruz. Gerçekten kişisel becerilerimizi biliyoruz. Kişisel ilişkilerimizi biliyoruz. Hemen harekete geçirebiliriz. İkili ilişkileriniz sayesinde bunları yapabilirsiniz.

Uluslararası turizm ve ticarette İzmir’i uluslararası bir marka yapacağız. Bu bir hedef. Bunu ancak hakikaten halk için hizmet için bir belediyecilik anlayışıyla gelen kişi yapabilir. Hedefi rant olan bir insan bunları yapamaz.

Kırsal kesimde tarımı geliştirebiliriz. İzmir kırsalında besiciliği hayvancılığı öğretip bilinçlendirebiliriz. Kooperatifçiliğin, İşletmelerin teşvikle desteklenmesi gerekir. Soğuk süt zincirini kurarak destekleyebiliriz. Soğuk süt zinciri sayesinde Vatandaş ineğini sağacak mandıra ne kadar geç te gelse bozulmadan alabilecek. Bu sayede Ödemiş, Kiraz gibi ilçelerimizin dağ köylerinde bile, köylü koyununu keçisini sağmaya başlayacak. Üretim artacak.

Belediye Kırsal kesimlere ziraat mühendislerini gönderip eğitimler seminerler verecek, Belediye başkanı olarak gideceksin takip edeceksin. Bunları yaparsan kalkınma olur.

Hayvan hakları ile ilgili çok güzel şeyler yapılabilir, mücadele etmek gerek. İzmir’e bir tane ambulans yetersiz. Neden 5 tane olmasın. Bu sorunları bilebilmek için belediye başkanının STK’ lar ile içli dışlı olması gerekiyor. Bunu yaparsa STK’ların bildiği sorunları belediye başkanı da bilir.

Biz hem halkın içinde olacağız, hem de kapımız her zaman halka açık olacak. Bir Belediye Başkanı Haftanın belli günleri, bölge bölge gezip halkın içinde yürüyebilir. Çalışmalarımız sırasında halkın içinde dolaşıp derneklerden birçok sorunlar dinledik, herkesin beklentisini öğrenmiş olduk. İlk kez bizi dinleyen biri geldi diyen insanlarla karşılaştık. İnsanlar dinlenilmeyi istiyor. İnsanlarla ilişki kurulması gerek.

Nasıl bir belediye yönetimi düşünüyor sunuz ?

Şeffaf bir belediye olacak. Belediyenin yapmış olduğu harcamaları halkla paylaşacağız. Fuzuli harcamalara son vereceğiz. Tabii ki halkın eğlenmesi için bir şeyler mutlaka yapılacak ama konser adı altında sanatçılara trilyonlarca para harcamaya karşıyım. Bugün hayvan hakları derneklerinin ve engellilerinin ambulansları yok iken bu paralar ile onlara ambulans hizmeti vermek önceliğimiz olacak.

Seçilmeniz halinde İzmir ile ilgili projeleriniz nelerdir? Ne tür hizmetler sunacaksınız?

Başkanlığım döneminde İzmir’de kesinlikle bir tane çukur kalmayacak. Bu kadar iddialıyım. Su biriken yollar ile ilgili çalışmalar yapacağım. Bir belediye, bir tadilat yada  yol çalışması yapıyorsa en kısa zamanda bitirilerek insanların mağdur edilmemesi gerekiyor. Çok kısa sürede girilip yapılıp insanlar mağdur edilmeden bitirilmesi gerekir. Bu çalışmalar yapılırken denetleme yapılacak, hızlandırılacak. Belediye başkanının gece bile olsa denetim yapması gerek. Ekiplerin çalışmalarının içinde olacak. Sorun nedir? Neden kaynaklanıyor? Teknik ekiple birlikte giderek brifing alacak. Hakkını vererek işini yapacak.

Hiç masraf yapılmadan, belediyeye hiçbir ek maliyet getirmeden çözülecek sorunlar var İzmir’de. Örneğin İzmir’i yeşillendirirken İzmir’in ağaçlarını kullanalım. İzmir çevresinde yetişen ağaç kullanalım. Yerli üretimi teşvik edelim.

Fuarcılığı 365 güne, değişik sektörlere yayalım. Dış ülkelerdeki şehirler ile bağlantıya geçelim reklam yapalım.

Kruvaziyer gemileri getirelim. İzmir limanını kullanalım. Deniz taşımacılığını yayalım İzmir’de. Yunanistan ile İzmir Limanı arasında deniz taşımacılığı yapabiliriz. Yunanistan’da Deniz taşımacılığı çok gelişmiş ama biz de böyle bir şey yok. Neden İzmir’de yapılamıyor? İzmir’imizin limanlarını, sahillerini kullanalım. Gemi ile ulaşımı,alternatif taşımacılığı artıralım. Kruvaziyer gemiler ile turistler gezdirilebilir. Limanın karşısında havagazı fabrikasını turizme turistlere açılabilir. Eğlence merkezleri yapılabilir. Bozmadan mevcut durumu koruyarak bunlar yapılabilir. İzmir’i İzmir yapacak alternatif projeler geliştirelim.

Bu projeleri gerçekleştirmede nasıl bir yol izleyecek siniz ?

Bunlar için gece gündüz çalışmak gerekir. Gerekirse günde 18 saat çalışmak lazım.  Bunun içinde enerji gerekir. Bunun için Belediye başkanının genç olması gerekir. Genç insanlar siyaset yapmalı, belediyecilik yapmalı. Gerçekten aklında hizmet olanların belediyecilik yapması lazım. Hiçbir rantla bağlantısı olmayan kişilerin belediye başkanlığı yapması lazım. Rantçılarla mücadele etmesi lazım. Rantçılarla mücadele edip İzmir halkının yanında duran bir belediye başkanı olması lazım. Rantçılarla mücadele etmezseniz, rantçıların adamı olursanız, inanın ki hiçbir hizmet yapamazsınız yaptırmazlar. Siz onların hizmetçisi olursunuz. Büyükşehir Belediye başkanlığında herkes söz sahibi olmaya çalışıyor, inanın halktan fazla rantçılar söz sahibi olmaya çalışıyor. Benim hiçbir rantçıyla işim yok, aday olurken de açıkladım. İzmir halkına güveniyorum. Kendime güveniyorum, gençliğime, bilgime ve enerjime güveniyorum. Ama en önemlisi İzmir halkına ve İzmir halkının o sessiz çoğunluğa güveniyorum. O sessiz çoğunluk sandıkta sizi yukarıya çıkarıyor. Sessiz çoğunluk herkesten iyi düşünüyor. Biz iki aydır bütün İzmir’i dolaşıyoruz. Herkese gidiyoruz, herkesi dinliyoruz.

Son olarak İzmir halkına ne söylemek istersiniz?

Sevgili İzmir halkına mesajım şu:

Büyükşehir Belediye Başkan aday adayı olurken şunu söyledim.

Ben İzmir halkına güveniyorum. İzmir halkının temsilcisi olarak siyaset yapmak istiyorum.

İzmir halkına kapımızı açarak siyaset yapmak istiyoruz. Onların sesi olmak istiyoruz. Sessiz çoğunluğun çok büyük etkisi olduğunu düşünüyorum. Sessiz çoğunluğun sorunlarını paylaşabileceği bir Başkan olacağım. Duyarlılığımız onların talep ettiği hizmet alanlarına bağlı olacak. Halkın ortak talebini tespit ederseniz başarılı olursunuz. Hizmet sunacağınız İzmir yaşayanının düşünceleri, tepkileri önemli, biz empati yaparak siyaset yapacağız.

Gerçek anlamda halka dokunmak lazım. Sosyal demokrat belediyeciliği harekete geçireceğiz. Sosyal demokrat belediye uygulayıcısı olacağız. Çalışanından, hizmet verdiği halka kadar parti kimliği düşüncesi olmadan gerçek sosyal demokrat yapılı bir belediyecilik izleyeceğiz.

 

 

 

POPÜLER FOTO GALERİLER
POPÜLER VIDEO GALERİLER

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız. Marmaris Web Rehberi