Yerelin Sesi

Tüm Dünyayı Etkisi Altına Alan
COVID-19 Salgınında SON DAKİKA Gelişmeleri

ATATÜRK’ÜN EMANETİ….

ATATÜRK’ÜN EMANETİ….
351 views
14 Kasım 2018 - 15:08

ATATÜRK’ÜN EMANETİ….

1927 yılının alev gibi yandığı yaz aylarında odasına kapanmış hararetli bir çalışma içindedir Atatürk. Bu yorgunluğa bir de kalp krizi eklenmiş, buna rağmen doktor kontrolünde olsa bile eylül ayına kadar bu hararetli çalışmadan vazgeçmemiştir.

O dönem sık sık arkadaşlarıyla bir araya geliyor, onlarla fikir alışverişi yapıyor, geçmişi tekrar yad ediyor, aklına takılanları güncelliyordu. Yüzlerce hatta binlerce belgeyi tarıyor, çalışmasını halka en doğru şekilde aktarabileceği hale getirmeye çabalıyordu.

Ve bir sabah aylarca harıl harıl yaptığı hazırlığı sundu halka.

Cumhuriyet Halk Partisinin kongresi vardı o sabah, saat 10:00 civarı Mecliste çıktı kürsüye.

‘’Cumhuriyet Halk Partisinin büyük kongresini açıyorum’’ diyerek başladı söze:

9 yıl önce bir 19 Mayıs’ta başlayan milli mücadelenin hikayesini, 6 gün boyunca 36 saat 33 dakika bıkmadan anlattı…

İşte Atatürk’ün en önemli eserlerinden biri olan NUTUK, bu şekilde doğdu…

Toplumun her kesimine hitap eden NUTUK içinde gençliğe ayrıca yer vermiş, onların bu ülkeye, Cumhuriyete daha sıkı bağlanmasını öğütlemiş ve geleceği onlara emanet etmiştir.

Yüzünü toprağa dönmüş bir ulusun, yok oluşun eşiğinden dönerek nasıl dimdik ayağa kalktığının belgesidir bu. Atatürk’ün nasıl bir gelecek hayal ettiğinin, bilim temeline dayalı, çağdaş bir Türkiye’nin nasıl kurulması gerektiğinin şifreleri bu belgede belirtmiştir. Bu şifrelerin çözümü gençliktedir demiştir. Bu nedenle gençliğe emanet etmiştir ülkenin geleceğini.

Bu toprakların her köşesinde bağımsızlık uğruna çok kanlar akıtılmıştır. Din, dil, ırk ayrımı olmadan bu topraklar için büyük mücadeleler verilmiştir. Karşısında emperyalist güçlerin ortak duruşuna karşı tek başına ve onurlu mücadelesini veren Türkiye, elde ettiği zaferle bağımsızlığını ilan etmiştir…

Şimdilerde ise o tam bağımsızlıktan, tam bağımlı Türkiye’ye giden bir hikayenin izleyicileri olduk hepimiz. Her sabah dolar ne olacak telaşı aldı hepimizi, elektrik faturalarındaki uçuk artış, marketlerdeki %40 zamlara karşılık topyekün aldatmaca indirimler, üretme yerine ithal et politikaları ile çökertilen hayvancılık ve daha dün okullarda dağıtılan yerli ve milli vurgusuna yakışır Çin malı sağlık bakanlığı diş macunları, iflas eden şirketler, yanan fabrikalar…

Ve…

Cebimizdeki paranın bolluğundan olsa gerek satın almak için saldırdığımız kırmızı etteki fiyat artışı…

Bir yanda, ‘’ Benim naçiz vücudum, bir gün elbet toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti, ilelebet payidar kalacaktır.’’ diyen asil bir lider, Bir yanda ‘’Erdoğan gitsin demek, Devlet yıkılsın demektir’’ zihniyeti…

Hiçbir dönemde bu kadar bizimle dalga geçilmemişti sanırım,

Bunun karşısında durmanın tek yolu Atatürk’ü doğru anlamaktan geçiyor, O’nun fikirlerini, O’nun ideallerini hayata geçirmeden başka çaremiz yok.

Tam bağımsızlığın Arap sermayesine sırtına dayamak olmadığını kavramak için tüm yurttaşlarımı Atatürk’ü, NUTUK’u okumaya, anlamaya davet ediyorum.

Atatürk NUTUK’U ‘’Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur.’’ diyerek bitiriyor.

O soylu kan bizim damarlarımızdadır, bu topraklarda yaşayan halkların damarlarındadır…

Özlem ve minnetle anmamanın ötesinde bir ruhla, seni anlamaya, anlatmaya devam ediyoruz…

 

Halis Özcan

Veteriner Hekim

 

POPÜLER FOTO GALERİLER
POPÜLER VIDEO GALERİLER

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.