AYM DÜZENLEMENİN ANAYASAYA AYKIRI OLDUĞUNA HÜKMETMİŞTİ
2 Ağustos 2022 günü Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesi kararıyla, TDİ ve TCDDye ait olan ve özelleştirilmiş olan, daha önce ihalesi yapılmış olan limanların işletme sürelerinin 49 yılına arttırılmasına ilişkin işleticilere hak getiren düzenlemeyi oybirliğiyle iptal etmişti. Grubumuzun başvurusu üzerine Anayasa Mahkemesi, bu düzenlemenin serbest rekabet ve eşitlik ilkeleriyle bağdaşmadığına işaret ederek, düzenlemenin anayasaya aykırı olduğuna hükmetmişti.
BU KANUN TEKLİFİ ANAYASANIN İKİ MADDESİNE AYKIRI
Anayasa Mahkemesinin bu kararının ardından iki ay bile geçmeden AKP grubu, benzer içerikli bir düzenlemeyi torba teklife koyduklarını görüyoruz. Aslında Anayasanın hükümleri çok açık. Anayasanın 138inci maddesinin son fıkrası, Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez ve Anayasanın 153üncü maddesinin son fıkrası, Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar hükmünü içermektedir. Anayasa Mahkemesi kararlarının arkasından dolanan bu kanun teklifi Anayasanın bu iki maddesine aykırıdır.
AKP HÜKÜMETİ, ANAYASAYI TANIMAMAKTA ISRAR EDİYOR
Anayasa Mahkemesinin 2 Ağustos tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak iptal ettiği limanların işletme sürelerine yönelik kararına rağmen, AKP grubu, anayasaya aykırı bu düzenlemeyi yeniden Meclise getirmiştir. Anayasa Mahkemesi kararını hiçe sayan, anayasayı tanımayan bir madde ile karşı karşıyayız. Bu maddenin kanun teklifinden derhal çıkartılması gerekiyor. Plan ve Bütçe Komisyonuna Meclis İçtüzüğünün 38inci maddesi çerçevesinde teklifi Anayasaya aykırılık yönünden inceleyerek bu maddeyi reddetmesi çağrısında bulunuyoruz. AKP iktidarı, genel başkanıyla, parti grubuyla Anayasayı tanımamakta ısrar etmektedir. Böyle bir işin bu Mecliste yapılabilmesinin olanaklı olmaması gerekir. Bu, Anayasa'ya göre seçilmiş Cumhurbaşkanının da kendisini inkar anlamına gelir. Kim istiyorsa, kime ne menfaat sağlamak için yapılıyorsa yanlıştır. Komisyona, yönetimine ve bütün üyelerine bu tarihi sorumluluğu hatırlatıyoruz.
Yorumlar
Kalan Karakter: